1.Bölüm
Ürperdim tüylerim diken diken olmuş vaziyette neye uğradığımı şaşırmıştım olmayan dişlerimin arasından homurdanarak "Yıldız abla ben bir şey hatırlamıyorum dün gece ne oldu ? "Sertçe "ben seni kapıda bekleyen arkadaşını çağırayım onunla konuş sen ."
Alıntı
Asaf Hâlet Çelebi 'den Düdüklü Tencere eleştirisi Böyle bir kitaptan bahsetmek benim için zül, muharriri için de bir şereftir. Bunu bilmekle beraber ben her iki şıkkı da göze alarak yazıyorum. Çünkü, bu kitap yalnız firenklerin tabiriyle “ordurier” (süprüntülük) nevinden ibaret olmakla kalsaydı, hakikaten kale almaya değmezdi. Maalesef mesele bu kadar basit değildir. Geçenlerde, bir mecmuada çıkan “Pislik Edebiyatı” adlı bir yazımda da belirttiğim gibi, bu kitabcık âdeta, sistematik olarak cehalet, kabalık, pislik, tenbellik, vurdumduymazlık ve serserilik propagandasını yapan, antisosyal bir meyilden ve komplekslerle dolu, mâlûl bir ruh hâletinden doğmuştur. Âdi, işsiz, inatçı ve kaba görünmeyi bir marifet sanan ve yeni teşekkül etmekte olan bir züppeliğin şimdilik mukaddes kitabı mahiyetindedir. Bunun için de, zararlı kelimesinin ifade edemiyeceği kadar korkunç bir mâhiyet taşımaktadır. Evet, ben bu zümrenin ve bu zihniyetin yeni farkına vardım. Önceleri birkaç dostumdan işittiğim menkıbelerine adeta inanmak istememiştim. Fakat sonra kendilerini ve hattâ mekânlarını gördükten, kendi ağızlarından mahiyetlerini öğrendikten sonra ürperdim. Hele Nurullah Ata beyin her mecliste bu şiirleri bol bol inşat ettiğini de duyduktan sonra şerlerinden Allah’a sığındım. Vaziyet kısaca şundan ibaret: Bu “efendi”lerin çoğu kulaktan dolma bir şeyler işitmişler. Fransa’da daha doğrusu Paris’te hakikîexistencialistedeğil de, bu maske ile geçinen garip kıyafetli, birkaç züppeyi çığırtkan olarak tutan, bazı bodrum kahvelerinde şaşkın birkaç Amerika seyyahını celbetmek için, içeriye oturmuşlar, bunlar her türlü kabalığı ve garabeti mübah olarak görüyorlarmış. Tabiî bu kahve çığırtganlarının asılexistencialismemeslekinden ve felsefesinden haberleri yok. Onlar, süs için yer dolduran sahtekârlardan
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bugün bütün gün bizi düşündüm. Ayrılık kötü hatıraları silip götürürken güzel hatıraları parlatıyor mu insanın zihninde? Uzandığım kanepeden gökyüzüne baktım. Tüller sıcak yaz esintisinde usulca salınıyordu. Sıcak hava yanaklarımı okşadı. Dudaklarımı öptü. Kasıklarıma indi. İçimde dolaştı. Sonra tüm ruhuma yayıldı. Ürperdim. Dışarıda ağır bir yaz gününün durgunluğu vardı. Uzakta yoldan geçen arabaların sesleri, kuş sesleri, top oynayan çocukların sesleri geliyordu. Gözlerimi kapattım. Ellerim başımın arkasında toplanmıştı. Saçlarımla oynadım. Gülümsedim. Kollarım gergindi. Bugün sereserpe bizi düşündüm. Uzakta kalan bizi.
Güç zehirlenmesine bak amk ürperdim. Çıta giderek düşüyor.
Gönderi kullanım dışı
Olm KFMDMDKDKD kardeşim rüyasında konuşuyor ama baya cin vibe veriyor asla ne dediğini anlamıyorum inşallah büyü müyü yapmıyordur 🙏🏻 (ürperdim lan aşırı korkunç)
Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken.
Bugün oturdum ölümü düşündüm. Kirli, acı bir su gibi yürüdü içimde Dokunduğum, gördüğüm her şeye sindi Ürperdim, korktum ve biraz şaşırdım. Bugün oturdum ölümü düşündüm. Yağmur altında ya da karanlıkta Bir başıma kalmış gibi Sevgilim böylesine alımlıyken Güz kuşlarının güneye doğru akıp gideceği yol İyice belirmişken gökyüzünde Onarırken, sararken hayat Çoçukların incinmiş gülüşlerini Artık her park yeri bir apartman inşaatı Her sokak bir otomobil nehriyse de. Bugün oturdum ölümü düşündüm. Soğuk camlara dayayarak yüzümü Kuşağımın acısını, kefenlenen gençliğimizi Yaşayan ya da artık yaşamayan dostları Bugün oturdum ölümü düşündüm Örterek yüreğime kara bir tülü. Bugün oturdum ölümü düşündüm Kapkara bir gece penceremi dalarken Öleceğini bile bile karşı koymanın onurunu Yiğitliğin, özverinin, sevginin Arkadaşlarımın yüreklerinden çıkan özsuyunu Bugün oturdum ölümü düşündüm Bir dar ağacında ya da yolda yürürken Bugün oturdum ölümü düşündüm Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken.