adam gayriihtiyari, "hatırlıyor musun, bir pazar günüydü," dedi yüksek sesle; belli ki aynı düşüncelere dalmış olan kadın, "seninle yaşadığım hiçbir şeyi unutmadım," diye usulca yanıt verdi.
"birazdan varmış olacağız," dedi kadın, kendi kendine konuşur gibi.
"evet," dedi adam, derin derin iç geçirerek, "ne uzun sürdü."
adam aslında kendi de bilmiyordu, sabırsızca iç geçirerek ağzından dökülen bu sözlerle yolculuğu mu, yoksa o saate kadar geçen uzun yılları mi kastetmişti?