Alaylarımız Erzurum'a doğru yürüdü. 27 Haziran'da, Poltova Savaşı'nın yıl dönümünde, akşamın altısında Erzurum Kalesi'nde Rus bayrağı dalgalanıyordu. Rayevski'yle beraber şehre indik. Manzara muazzamdı. Evlerinin damına çıkan Türkler asık suratlarla bizi seyrediyorlardı. Ermeniler, daracık sokaklarda gürültülü bir kalabalık halinde toplanmışlardı. Kalabalığın arasındaki çocuklar "Hıristiyan, Hıristiyan" diye bağırarak istavroz çıkarıyor, atlarımızın önüne koşuyorlardı.
Hasankale, Erzurum'un anahtarı gibi. Şehir, tepesinde bir kale bulunan kayalıklara kurulmuş. Burada yüz kadar Ermeni aile yaşıyor... Burada, Hasankale kaplıcasını ziyaret ettim.
Usulca yürüyen atımı tırısa çevirip Kars'tan yirmi verst uzağa kurulmuş bir Türk köyüne ulaştım akşama doğru. Attan indiğim gibi kendimi ilk gördüğüm köy evine atmak istedim; fakat ev sahibi kapıda yakama yapışıp hakaretlerle dışarı attı beni. Bu hoş geldin merasimine ben de kamçımı şakıyarak karşılık verdim. Türk bağırmaya başlayınca köy ahalisi başımıza toplandı.