Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Çok güzelsin."
"Güzelim tabii," diyerek biraz şımarıklık ediyorum ama Emre nedense biraz daha duygusallaşıyor.
"Evet, güzelsin ama tüm bunlar yüzünden değil," diyor elini kıyafetime doğru savurarak. “Benim ablam olduğun için güzelsin. Bizim için çalışıp dururken gece eve yorgun argın gelip yine de bizimle ilgilendiğin için güzelsin. Birine ihtiyacımız olduğunda, her zaman orada olduğunu bildiğimiz için güzelsin." Alnıma bir öpücük bırakıp sıkıca kucaklıyor beni. "Ama en çok da gülümsediğinde güzel- sin. Seni uzun zamandır bu kadar mutlu görmemiştim ablacığım. Umarım o adam seni hak ediyordur. Umarım bizi düşünmeyi bırakıp kendi mutluluğun için bir şeyler yapıyorsundur. Çünkü mutlu olduğunda... Dünyanın en güzel kızı sensin."
"Ne diyeceğimi bilemiyorum."
"Neden? Düzgün mesai saatlerin olur, kendine de ailene de daha çok vakit ayırabilirsin, daha az yorulursun. Hem bana da yakın olursun,"
“Güzel olmaz mı?"
"Çok güzel olur,"
"Görüşürüz. Şey... Teşekkür ederim."
"Ne için?"
"Gülümsememi sağladığın için."
"Ah, kötü bir gün mü geçiriyorsun?"
"Biraz. Ama şimdi daha iyiyim."
"Buna sevindim. Gülmek sana yakışıyor Mısra."
"Ne diye bu kadar ince giyindin ki? Bahar havasına güven olmayacağını bilmiyor musun?”
"Teşekkürler ama sen de üşüyeceksin," "Evet, üşüyeceğim. Kendini kötü hisset,"