“Bunu neden yapacaksın ki?”
“Neden olmasın? İkimiz de çoktan yüz göz olmadık mı?”
“Bana söyleyip duruyorsun ama asıl deli sensin, teşekkür ederim Mısra.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Oraya seninle geleceğim.”
“Ne?”
“O düğüne seninle geleceğim. Eğer Berna yanında biriyle gelirse ben de senin kız arkadaşın olabilirim. Biliyorsun, neredeyse karın olacaktım. Kız arkadaşın da olabilirim sonuçta. Eğer yalnızsa da sadece bir dost olarak sana destek olurum.”
“Peki kız neden ayrılmak istedi?” Diye sorduğumda Kerem bana kederli bir bakış atıp omuz silkiyor.
“Bir kız olduğunu nereden çıkardın?”
Karşısında donakalıyorum. Kelimenin tam anlamıyla…
“Affedersiniz,” diyorum. “Geçebilir miyim?” Buket kıpırdıyor. Hafifçe aşağı indiğinde altından tanıdık yüz çıkıyor.
O kadar şaşırıyorum ki günlerdir beklediğim adamın karşısında prova ettiğim o mağdur ifadeyi takınacak zamanım olmuyor. Kerem. “Merhaba” diyerek çiçeği uzattığında toparlanıyorum hemen. Utanç verici, abartılı şaşkınlığı yaşamamışım gibi çenemi yukarı kaldırıp “Bu ne şimdi?” Diye soruyorum “Çiçek. Senin için.”
Ama bir kere farkına vardıktan sonra boş veremiyorum. İçimde yabancı, tuhaf hisler geziniyor.
Hapı yuttuğumun farkındayım ama kendi iyiliğim için sonuna dek bunu inkâr edeceğim.