Yozgatlı

Yozgatlı
@usta66
Umarım hayatta iyi yerlere gelirsin. Mesla Yozgat’a
İnsanlar hep aynıdır
yunanlılar, romalılar, persler, mısırlılar, ruslar, almanlar, fransızlar, ingilizler, ispanyollar, amerikalılar, güney amerikalılar, japonlar, çinliler, hintliler, türkler bin tane vahşi ve uysal din, akla gelebilecek her tür hükümet, kaplandan ev kedisine, her ulus kendisinin tek gerçek dine ve akli dengesi yerinde olan yegane hükümete sahip olduğunu biliyor. her biri geri kalanların hepsini hakir görüyor, her biri birer ahmak ve bundan şüphelen- miyor, her biri hayali üstünlüğünden gurur duyuyor, her biri kendisinin tanrı'nın gözdesi olduğundan tamamen emin, her biri şüphe duymaz bir özgüvenle tanrı'yı savaş zamanında idareyi eline almaya çağırıyor, tanrı düşmanın tarafına geçtiğinde her biri şaşırıyor ama alışkanlık gereği bunu affedip övgülerine devam edebiliyor tek kelimeyle, tüm insan ırkı halinden memnun, her zaman memnun, inatla memnun, yıkılmazcasına memnun, mutlu, minnettar, gururlu; dini ne olursa olsun veya efendisi ister kaplan ister ev kedisi olsun.
Reklam

Yozgatlı

, bir kitap okudu
6/10
·130 syf.·
5 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2023 20:16
·
2023 26. kitabı
Mark Twain
8.1/10 · 18,9bin okunma
Vesikalı Yarim
Romanının “Bak, kim geldi” isimli on üçüncü bölümünde romanın kahramanı galip beyoğlunda bir pezevenkle karşılaşır. pezevenk galip'e yeşilçam yıldızlarına be nzetilen kadınların olduğu bir katalog gösterir ve galip'i vesikalı yarim filmindeki türkan şoray'a benzeyen bir hayat kadınına götürür. buyrun ilgili kısım; --- spoiler --- ..atlas sinemasının az ilerisindeki bir kadın ayakkabıcısının vitrinine (rüya'nın ayakları otuz yedi numaradır) bakarken, küçük ince bir adam galip'e yaklaştı. elinde kapı kapı dolaşan havagazı tahsildarlarının taşıdığı deri taklidi plastik çantalardan vardı. "yıldızları sever misin?" diye sordu. ceketini boynuna kadar düğmeleyerek palto niyetine giymişti. galip, bulutsuz gecelerde, taksim meydanına teleskopunu kurup meraklılara yüz liraya yıldızları seyrettiren adamın bir meslektaşına rastladığını düşünüyordu ki, adam çantasından bir 'albüm' çıkardı. galip adamın kendi eliyle çevirdiği sayfalarda bazı ünlü film yıldızlarımızın iyi kâğıda basılmış inanılmaz fotoğraflarını gördü. hayır tabii, fotoğraflar ünlü yıldızların değil, onların kıyafetlerini giyen, takılarını takan ve en önemlisi, pozlarını, duruşlarını, sigara içişlerini, dudaklarının yuvarlaklığını ya da öpecek gibi ileri uzanışını taklit eden benzerlerinin fotoğraflarıydı. her yıldızın sayfasına, gazete manşetlerinden kesilmiş çarpıcı adıyla, magazin dergilerinden alınmış renkli bir fotoğrafı yapıştırılmış, çevresine, yıldızın benzerinin aslına benzemeye çalıştığı çeşitli 'çekici' pozları eklenmişti. fotoğraflarla ilgilendiğini görünce, çantalı ince adam, galip'i yeni melek sinemasına çıkan dar ve boş sokağa çekip kendi eliyle karıştırsın diye albümü uzattı. tavanından ince ipliklerle sarkıtılmış kesik kollar, bacaklar, eldivenler, şemsiyeler, çantalar, çoraplar sergilenen tuhaf