Salim .Zanzibarlı .Yedi yaşına kadar anneli babalı mutlu bir yaşamı varken anlam veremediği bir şekilde ebeveynleri ayrılır. Baba ayrı evde yaşamaya başlar .Kimsesi yoktur .Konuşmaz ve hayata küsmüştür .
Artık evlerinde Salim , anne ve çok sevilen Amir dayı vardır . Amir dayı başına buyruk , hovarda , hırslıdır .Annenin hayatta kalan ailesinden tek varlığıdır .
Dayıyla beraber Salim’in yaşamı Zanzibardan Londra’ya uzanır .Yeni ülke , yeni insanlar . Müslümanlık , siyahilik ve sığıntılık .Sıkıntılar çeker. Çok uzun yıllar memleketine dönemez, dönmez.Dönmek istediğinde de her şey için çok geç olmuştur .
Yazarını 2021 Nobel almasıyla tanıdım ve okuduğum ilk kitabıydı .Salim’den saklanan ve kitabı okutan sırrın aktarılışını ,Salim’in yalnızlığını ve annesine yazıp yazıp göndeemediği içini döktüğü mektupları çok sevdim .Altını çizdiğim bir cümle bulamasam da yazarın diğer kitaplarını da okuyup sanırım neden Nobel aldığını öyle anlayacağım .Kurgusu güzel , okuması kolay . Tavsiye ederim .