Utku Bingül

Puan vermedi·232 syf.··
2025 1. kitabı
(Spoiler) İlk başta kitabı okurken, tarihi bir yönü olduğunu düşünüp, Bastiani Kalesi nerede? Gerçekten bir Tatar Çölü var mı? gibi sorular oluştu aklımda. Aslında böyle bir kalenin hayal ürünü olduğunu, hatta tarihin tozlu sayfalarında İtalyanların Tatarlarla neredeyse hiç karşılaşmadıklarını anlıyor; yazarın dünyadaki Moğol korkusunu bu şekilde metaforlaştırdığını tahmin ediyor insan. Bastiani Kalesi, gitmeyi hiç istemediğimiz bir yer; Tatarlar ise bizi ayakta tutan içimizdeki korkular. Bir kez yüzleşebilsek korkularımızla, içimizdekini dışarı vuracağız, rahatlayacağız; fakat onun yerine o korku ile yaşamayı öğreniyoruz. Bu da bir süre sonra yaşama bağlanmamızı sağlayan bir olgu haline geliyor. Her şeyi bırakıp onun peşinden koştuğumuz, onun uğruna yapayalnız kalmayı göze aldığımız korkulardan bahsedilmiş. Hatta bir bölümde, artık düşmanın gelmeyeceği umudu azaldığında, askerlerin kaleyi emirle terk edişini ve başkahramanımız Drogo’nun zamanın nasıl geçtiğini anlamadığını, bazı şeylerin bir anda nasıl yitip gittiğini görmekteyiz. Kalenin fiziksel hali bile çökmeye yüz tutuyor. Tabii, bu korkunun yok olması mümkün değil. Her şey bir kısır döngünün içinde devam ediyor gibiydi. Düşmanın geleceği dedikoduları mı desem, umudu mu desem tekrar yeşeriyor, ta ki son nefes verilene kadar.
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,9bin okunma