"Önce, bizler imamın sarığını boynuna dolayarak devrimcilik ilericilik yapılacağına inananlardan değiliz. Bizi böyle geri
bırakan, yoksul eden dindir görüşüne de karşıyız. Çünkü bu
görüş yanlıştır. Burjuvazinin gösterdiği yanlış hedeftir. Sizler gençsiniz, aydın olduğunuzu söylüyorsunuz. Bilmeniz gerekir ki, din bir üstyapı kurumudur ve onu belirleyen altyapıdır. Yapamayız ya, diyelim ki yaptık. Bu halkı dinsiz yapsak, sömürü durur mu? Açlık, çile biter mi? Üstelik sizin şu anda tanık olduğunuz olay, neden değil, sonuçtur. Kapitalizmin karanlığında döne döne başı dönmüş insanların, sığınağını yıkmak istiyorsunuz. Bu mümkün mü? Bakınız bir büyük bilge ne diyor: Dine karşı savaş açan anarşist onu güçlendirdiğinin farkında mıdır? Sosyalizm dünyanın gelmiş geçmiş en hakça düzenidir. Emperyalizm, onun kuruluşunu engellemeye, yıkmaya akıl almaz çabalar içindedir. Bu amaçla yetiştirilmiş solcuları bile vardır. Bir de gerçekte içten, sola inanmış fakat yaptıklarıyla farkında olmadan sola zarar verenler vardır. Alınmayın ama sizlerin yaptığı gibi demek zorundayım. Halkımızın çağlardır dayandığına, bakın siz üç gün dayanamıyorsunuz. İmamın sarığını boynuna dolayıp, çenesine iki yumruk vurarak mı köye bilimi, ilericiliği getireceksiniz? Köylüler sizi döve de bilir, öldüre de bilirlerdi. Çünkü siz onlara bir şey vermeden, çok şey istiyorsunuz. İyi ki siz onlardan önce buraya geldiniz. Yoksa bizler onlara yardım etmek durumunda kalırdık. Bizler halkımızda olmayan şeyleri yani ekmeği, aşı, işi vermeye çalışıyoruz. Onlarda din gereği kadar var. Çelişkimizin dinle, imamla değil, ağayla, patronla, sermayeyle olduğunu unutmayınız. Bugüne kadar kendini aydın sanan her kravatlının düştüğü yanlışa sizler düşmeyiniz.