İnsanları seviyorum ama kendi kendime şaşıyorum da.
Çünkü insanlığa olan sevgim arttığı ölçüde kişilere olan sevgim azalıyor.
Bir insanla aynı odada iki gün yalnız kalmaya dayanamam bunu deneyimlerimden biliyorum.
Biri bana yakın olunca kişiliği onurumu eziyor,özgürlüğümü kısıtlıyor.
Bir gün içinde dünyanın en iyi insanından bile nefret edebilirim: yemeği yavaş yavaş yemesi birinden nefret etmeme yeter.Başka birinden nezlesi var ikide bir sümkürüyor diye nefret edebilirim.
Yanıma yaklaştıkları anda düşman kesiliyorum insanlara.
Gelgelelim kişilerden nefret ettiğim ölçüde, insanlığa olan sevgim artıyor.
"Doğurmak zahmetli bir iştir'' -diyor diğerleri,-niye doğurmalı ki ?Doğurduklarımız da mutsuz ya!
Merhamet gereklidir -diyor kimileri
Ve siz , yaşamı delicesine bir çalışma ve huzursuzluk olarak görenler de yaşamdan usanmadınız mı?
Ölümü vaaz etmenizin zamanı gelmedi mi?
Kendinize katlanamıyorsunuz beklemek için yeterli cevher yok içinizde hatta tembellik için bile!
Ne ki henüz uzağım onlara ve benim anlamım hitap etmiyor onların duyularına.İnsanların gözünde henüz ortada biyerdeyim , bir çılgınla bir ceset arasında .