Bazen aklımı kaçırmak istiyorum. Varlığından emin olmadığımız ama görüncede aklımızı tırlattığımız varlıkları görmek istiyorum. Çünkü o zaman kafamdaki ve kalbimdeki tek korku ve düşünce o olur ve sonucunun delirmek olduğunu bilirim. Ancak görmüyorum tam tersine hayatımdaki kabuslar insanların ta kendileri oluyor. Şu anda bile kendi kendime kafayı yemek üzereyim diyorum ama değişen tek şeyin benim her geçen gün kabuslarla tek başıma savaşıyor olmam... Ne yapacağımı bilmiyorum kimseye bir şey anlatmak istemiyorum ki anlatsam bile kimsenin bana bir faydası olmayacağını da biliyorum. Bazen titriyorum durup dururken korkuyorum bir şeylerden. Neyden korktuğumu da bilmiyorum aslında. Belki de çoktan kafayı yemişimdir ha?Eskiden yalnız kalmayı severdim ama şimdi yalnız kalmayı sevmiyorum. Bu bir tür işkence gibi..! Kafamın içindeki sesleri susturamıyorum. Müzik bana her konuda iyi geldi şimdiye kadar. Hâlâ da iyi geliyor ama bazen kafamın içindeki görüntüler ve sesler o kadar şiddetli oluyorki kendi kendimi parçalayıp yok etmek istiyorum. Artık dayanamıyor gibiyim ama hâlâ hayattayım ve bu kez konuşmak yerine yazıyorum. Demekki yazacak kadar iyiyim. Demekki hâlâ bir ümit var..! Bu yazdıklarımı hiç tanımadığım insanlar okuyacak ve hatta belki de aynısını ben de yaşıyorum diyecek. Malum ülkece psikolojimiz yerlerde sürünüyor. İyi olacam, iyi olmayı diliyorum ne zaman olurum orası meçhul ama inancımı henüz kaybetmiş değilim. Bunca yıl savaştım şu an hareketsizim ama harekete tekrar geçecem yakın zamanda elimden geleni sonuna kadar yapacam. Ara ara bu kabusler karşıma çıkacak belki de her yalnız kaldığımda ya da her gece... Umarım üstesinden gelebilirim.Bu geçmiş travmalarımdan ve şuan ki kabuslarımdan nasıl kurtulacağımı bilmiyorum aynı şekilde ne yapacağımı da bilmiyorum.