Uygar dünya, sosyalist bir dünya olacaktır. Ve geriye dönüp baktığımızda, şu an yaşadığımızı hayata ne kadar uzun süre rıza gösterdiğimize inanmakta zorlanacağız.
Aslında, birçoklarının düşündüğü gibi, medeniyet, bu yaşam koşullarına kavuşma umudunun gerçekleşmesini engelliyorsa, o zaman insanı mutlu olmaktan da alıkoyuyor demektir. Eğer vaziyet buysa, o hâlde ilerlemeye dönük tüm arzuları, yalnızca arzuları da değil, mesela insanlar arasındaki karşılıklı iyi niyeti ve şefkati de bastıralım ve her birimiz, ahmakların dolandırıcılar iyice bir semirsin diye yarattığı yığınla servetten cebimize indirebildiğimizi indirelim. Hatta daha da güzeli, bir an önce insan gibi ölmenin yollarını bulalım, çünkü insan gibi yaşamaktan menedilmiş durumdayız.
Veya tersine, cesur olalım ve tüm çilesine ve çetrefiline rağmen, bu çağın insanları olarak bizlerin, kendimizden önce gelenlerin eserleriyle işlenmiş, görkemli bir mirasa doğduğuna ve insanların birlik olacağı günün yaklaştığına inanalım. Yeni toplumsal düzeni sıfırdan inşa edecek olanlar bizler değiliz; geride bıraktığımız çağlar, işin çoğunu bizim için yaptı bile. Ancak biz gözlerimize inen perdeyi kaldırarak bu dönemin emarelerine dikkat kesildiğimizde, güzel bir hayatın koşullarına ulaşmanın mümkün hâle geldiğini ve bunun için bize düşenin yalnızca ellerimizi uzatmak olduğunu göreceğiz.