Siyonizm, Yahudileri Avrupa’dan göndermek için çıkarıldı
Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi (ORDAM), “Siyonizmin Teolojik Temelleri” konulu seminer düzenledi. Siyonizm alanında çalışmalar yapan Semiha Karahan, tarihten günümüze Siyonizmi anlattı. Siyonizm kelimesi hakkında bilgi veren Karahan, “Yahudi kitabı Tanah’tır. Tanah’ın ilk bölümü Tevrat’tır. Tanah’ta ‘Siyon’ kelimesi geçer. Siyon Hz. Davut’un milattan önce Filistin topraklarında fethettiği bir şehirdir. Her Yahudi birey Siyondur. Siyonizm ‘Küdüsçülük’ demektir. Siyonizm tamamen Hıristiyan ideolojisidir. Net şekilde iddia ediyorum ki bunu oraya çıkarmalarının sebebi tamamen antisemitizmdir. Yahudileri Avrupa’da istememeleridir. Topyekün Avrupa’dan bunları göndermektir” dedi. Siyonizmin bir Yahudi ütopyası olduğunu, çıkış noktasının Avrupa, varış noktasının Filistin olduğunu kaydeden Karahan, “Vardığı noktada Filistin’i distopyaya çevirmiştir” diye konuştu. Karahan, “Ütopyadan distopyaya giden bu yolda hem Hıristiyan Siyonistler hem de Yahudi Siyonistler Filistinlileri hükümsüz kılıp hayatlarını, topraklarını çalmışlardır. Filistin çalınmış bir topraktır ama kurtarılmış bir toprak durumuna gelmiştir. Hz. Ömer’in fethinde Kudüs’te Yahudi yoktu ama öyle bir Siyonist tarih yazıcılığı yaptılar ki, tarihçilerden ekip kurdular. 638 yılında egemen gücün Yahudiler olduğunu, Hz. Ömer’in ve Müslümanların bu toprakları kuşattığını, işgal ettiğini yazdılar” ifadelerini kullandı. 1918’den beri her Filistinlinin hayatının Hıristiyan ve Yahudi Siyonistler tarafından çalındığını söyleyen Karahan, “Filistinliler 1918’den itibaren pratik olarak hükümsüz kılınmıştır. Bu hükümsüzlükleri devam etmektedir. Filistinlilerin hayatı 1948 yılından itibaren çalınmıştır. Bunun şu an yoğun olarak yaşanması, yeni bir hadise olduğunu göstermez. Bu asla
#SonAda #ZulfuLivaneli Kitabı okuyunca yaşadıklarımızlarimizin ne kadar ütopyadan distopyaya döndüğüne şahit olacaksınız birçok noktayı daha iyi kavrayıp günümüzle yorumlayacaginiza inanıyorum biraz umudum vardı birçok şeye karşı ama Livaneli 'nin Son Ada kitabında dediği gibi : Kulak misafiri olduğum bu konuşulanlar , insanoğlunun anlama yolundaki bütün çabalarımin boşuna olduğunu gösteriyordu bana. Kitabı bitirdiğinizde , bir yurdu yok eden kişilerin , küçük bir adayı da kolaylıkla yok etmesinin doğal olduğunu anlıyorsunuz. Bu kitap, bir ülkedeki barışçıl insanların bile nasıl vahşi, birbirine düşman olabileceğini, dikta edilen rejimi sinsi sinsi kabul ettiklerini ve halkin vaatlerle nasıl manipüle edildiğini o kadar güzel gösteriyor ki Eminim günlük hayatta birçoğumuzun aklını alamadığı yasa ,tasarı veya kararları bir kesimin nasıl körü körüne kabul ettiğini anlayamadığımız zamanlar oluyordur. Kesinlikle okudukça kendinizde ve yasadığınız çevreden bir parça bulacaksınız bu kitapta.