Ütopyadan Distopyaya Kısacık Bir Yolculuk
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 11:35
Zülfü Livaneli ile uzun yıllardır kitap okumama rağmen ikinci okuma kitabım Son Ada eseri oldu. Katılır ya da katılmasınız dili çok ağır geldiğinden ve anlamadığım içim Konstantiniyye Oteli eserini beğenmedim. Fakat kusursuz anlatımı, çok kısa ve sürükleyici yapısı, toplum nezninde gözümüze batan sorunların bir adaya sığınan küçük bir topluluğun o adaya gelen başkan sonrasında nasıl düzenin bozulduğunu anlatıyor eser. Aslında diktatörler ve rejimler yeryüzünde ta ilkel çağlardan bu yana varlığını sürdürmekte nice binlerce otoriter rejimin başları kendi düzenlerini ortaya koymak için tüm düzeni baştan ayağa değiştirmeye çalışıyorlar. Yaşar Kemal'in kapıdan geçtiği dediği eser gerçekten de Zülfü Livaneli'nin hem anlatımı, hem kısa ama öz mesajı, hem tabiat ve çevre konusunda duyarsızlığımız, dünyanın neresinde olursa olsun siyasi otoritenin topluma etkisi, toplumdan dışlanmış ve adaya gelmiş bir yazarın düzene başkaldırması ve sonunda hayatın dizginlerinin nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. Sonuçta ütopyadan distopyaya evrilen bir eser göruyoruz. 10 üzerinden 10. Yazarın bir alıntısı ile veda edelim. Kitapla ve mutlukla. "Hayattan öğrendiğim bir şey var. Her yerde kötülük çok kuvvetli ve zor yeniliyor. İyilik daha zayıf kalıyor." (Sayfa 66)
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
Ütopyadan distopyaya
9/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 18:39
Herkesin ağaçları selamladığı, kuş cıvıltılarıyla uyandığı, denizi , güneşi hissedip, doğa ile uyum ve huzur içinde yaşadığı bir ütopyadan, emekli bir devlet başkanının gelmesiyle, hızlıca distopyaya dönen bir yaşamı konu alan bu eserde, insanın bulunduğu her yeri cennet ya da cehennem yapabilme yetisi çok iyi anlatılmış. Zülfü Livaneli nin Son Ada romanında kısa ve öz olarak, tüm dünyada baskıcı, zorba ve diktatör yöneticilerin demokrasi adı altında, doğa ve insanlara kıyarak seçtikleri yöntemlerini, işlerine yaramayınca suç ve cezasını yine halkına nasıl yıktıklarına şahit oluyoruz. Ve “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” düşüncesinden çıkılmadığı sürece, mutlaka o yılanın bir gün herkesi nasıl zehirlediğinin kaçınılmaz sonunu farkediyoruz. Zülfü Livaneli nin Kitabın kapak alıntısında dediği gibi “ Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.” Ve son olarak, iyiler, pes etmeyenler var olduğu sürece umut da daima vardır. İyilerin artması dileğiyle…
1000Kitap
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 10:44
zülfü livaneli'nin "son ada" kitabı, ütopyadan distopyaya nasıl geçildiğini anlatan mükemmel bir eser: yaşananları anlatan kişinin "son ada" adını verdiği bu adaya gözden düşen bir başkan'ın gelmesiyle, ada içerisinde yaşanılan rüya gibi ortamın bozulduğunu; her diktatörün yaptığını gibi başkan'ın da bazı vaatlerle gelip, herkesin gönlüne taht kurduktan sonra işler istediği gibi gitmeyince, "biz bu kararları beraber aldık," "beceriksiz olan sizlersiniz," diyerek suçu üstünden atmaya çalışması, adayı yaşanılamaz hâle getirerek pılısını pırtısını toplayıp adadan nasıl kaçmaya çalıştığını; adayı bu hâle getirdikten sonra kaçışı sırasında sadece engelli bir çocuğun başkaldırarak onu ölüme mahkûm ettiğini; diğerlerinin bir nevi üç maymunu oynadığını ve diktatöre başından beri karşı çıkanların, boyun eğmeyenlerin "vatan haini", "anarşist" gibi tabirlerle topa tutulup zindan benzeri yerlere atılmasını anlatıyor. ayrıca diktatöre boyun eğmeyenlerden biri olan martıların işin sonunda "boyun eğmeyenlerin kazanacağı, zalimlerin kaybedeceğini" mesajını vermesi durup düşünmemizi sağlıyor. herkesin ders çıkarabileceği nitelikte bir kitap.
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462,1bin okunma
İdeolojik Döngü: Ütopyadan Distopyaya
8/10
·152 syf.··
2024 23. kitabı
George Orwell'ın 1945 yılında yayımlanan Hayvan Çiftliği, fabl türünde yazılmış, Sovyetler Birliği'ndeki Stalinizm'i ve genel olarak totaliter rejimlerin yükselişini eleştiren güçlü bir siyasi hiciv romanıdır. Kitap, özgürlük ve eşitlik idealleriyle başlayan bir devrimin, iktidarın yozlaştırıcı gücü altında nasıl acımasız bir diktatörlüğe dönüştüğünü alegorik bir dille anlatır. Hayvan Çiftliği, gücün doğası üzerine evrensel bir uyarıdır. İdealler ne kadar yüce olursa olsun, gücün kötüye kullanılması ve mutlak iktidarın yozlaştırıcı etkisi, her devrimin kendi baskı mekanizmasını yaratma riskini taşıdığını gösterir. Roman, sadece Sovyetler Birliği'ni değil, geçmişten günümüze tüm totaliter rejimleri ve siyasi manipülasyonu eleştiren, zamanın ötesinde bir başyapıttır. Eser, Bir inancın veya doktrinin başlangıçtaki saf ve ütopik ideallerinin, zamanla iktidar hırsı ve yozlaşma tarafından baskı ve kontrol aracı hâline nasıl getirildiğini gözler önüne serer. Bu yönleriyle sadece tarihsel bir eser değil; her çağda ve her toplumda okunması gereken, siyasi okuryazarlığı artıran ve uyanık kalma gerekliliğini hatırlatan eşsiz bir eserdir.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma
Ütopyadan distopyaya...
9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2025 11:47
Ülkenin karmaşasından, kavgasından, gürültüsünden uzakta cennet gibi bir adada yaşayan 40 hane. Bir de bakkal ve ailesi... Hanelerden birinde yaşayan avukatın ölmesiyle, başkentte yaşayan ve adaya gelmeyi düşünmeyen oğlu babasından kalan evi satar. Evi ülkenin emekliye ayrılan başkanı satın alır adaya yerleşir. O gelene kadar bir ütopya olan adadaki yaşam, o geldikten sonra distopyaya dönüşür... Uzun zamandır kütüphanemde olan kitabı neden bu kadar beklettim bilmiyorum. Livaneli'nin toplumsal ve tarihsel gerçeklere vurgu yapa yapa yazması kitap bittikten sonra da insanı uzun düşüncelere sevk ediyor. Her dönem birbirine ne kadar da benziyor demeden edemiyor insan. İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan...
1000Kitap
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
Kusurlu İnsanların Muhteşem Finali
10/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2025 99. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2025 17:55
Öncelikle hem bu seriyi okuduğum için çok mutlu hem de bitirdiğim için aşırı derecede hüzünlüyüm. Duygularım karışık. Bir taraftan Çan'ın finalinin getirdiği tatmin duygusunu hissederken diğer taraftan da nihai sona ulaşmanın farkındalığı beni kahrediyor. Ama hiçbirinden pişman değilim çünkü en çokta Neal Shusterman'a bizlere böyle güzel bir seri hediye ettiği için şükran duyuyorum. Bu aşırı denebilecek girişten sonra söylemek istediğim ilk şey şudur: Kesinlikle Tırpan kitaplarını okumamış insanlar bu seriye başlamalı çünkü çok şey kaçırıyorsunuz. Harika bir bilim-kurgu ve distopya romanı. Aslına bakarsanız bu öyle bir seri ki bilim-kurguyu fazla sevmeyenleri bile kendine aşık eder çünkü kitaptaki asıl öğe insanların daha doğrusu "Ölüm Meleği" görevini üstlenen insanların hikâyesi. Serinin ana konusu şu şekilde: Teknolojinin zirveye ulaştığı ve insanların ölümde dahil olmak üzere tüm kötülükleri yendiği, herşeyin bilinç kazanan bir yapay zeka olan Fırtına Bulutu tarafından yönetildiği bir dünyada nüfusun dengesini Tırpan adı verilen kimseler sağlar. Onların yegane görevi artık doğal şekilde var olmayan ölümü insanlara getirmek ve onları "devşirmek"tir. Aslında 3. Kitabın konusunundan da kısa bir şekilde bahsetmek istiyorum ama o biraz ileriye kalsın hatta onun öncesinde spoiler uyarısı da koymalıyım çünkü içimi bir şekilde dökmem lazım zira efsane olaylar oldu. Onun şuan acelesi yok nihayetinde serinin ilk iki kitabını okumamış insanlar için çokta bişey ifade etmezdi. Gel Gelelim bu seriyi neden okumalısınız. Bu inceleme daha çok sizi Tırpan'a başlatma niyeti üzerine kurulu çünkü bunu hakediyor. Öncelikle harika bir kurguya sahip; artık insanların ölümsüz olduğu kusursuz bir dünyada gizlice yeşeren bir kötülük var yani hikaye ütopyadan distopyaya dönüşü anlatıyor.
1000Kitap
ÇanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2025317 okunma