Değerli olmak demek zengin olmak demektir. Hırslı olmak iyidir. Bunların hepsi "Kültür endüstrisinin" bir parçasıdır ve olası her türlü direnişi köreltmiş, etkisizleştirmiş ve hareket edemez hale getirmiş. Buna karşı çıkacak potansiyel devrimcileri de "eh, artık yapacak bir şey yok" diyen çaresizlere dönüştürmüştür.
Adorno'ya göre bununla mücadele etmenin yolu bir tür kültür savaşından geçmektedir. Kültür,ticari bir araç olmaktan çıkarılıp bir amaç haline getirilmelidir. Sanat meydan okumalı,direnmeli ve güç vermelidir,aptallaştırmamalı,uyuşturmamalı ve çocuksulaştırmamalıdır. Sanat bizi öfkelendirmelidir,çünkü öfkelenecek çok şey vardır.
Çatlamış ve yosun tutmuş bir mezar taşını dokunaklı bir şekilde güzel bulduğumda, bunun nedeni bana kendi ölümlülüğümü,kusurluluğumu ve her şeyin geçiciliğini hatırlatmasıdır.
Kırık ya da eğri bir şey gördüğünüzde,orada bulunabilecek dokunaklı güzelliğin farkına varın. Hiçbir şey kalıcı değildir, hiçbir şey tamamlanmış değildir, hiçbir şey mükemmel değildir ve yeryüzünde her yerde bunun yansımasını görürüz
Montaigne: Ölümü yalnız başınalığından ayıralım,ona alışmaya çalışalım. Ölümü hatırlamak ölüme saplanıp kalmak değil,yaşamayı hatırlamak için bir sıçrama tahtasıdır.
Hepimiz insanlığa her durumda bir amaç olarak davranmalı,asla sadece bir araç olarak görmemeliyiz. İnsanlar kullanılacak araçlar ya da planlarımızdaki piyonlar değildir, herkesin kendine has kişisel değerleri vardır. Herkes önemlidir.
"Kendi dışında hiçbir şeyi sevmeyen" benciller,"dizginlenemez bir ihtirasa" mahkümdur. Gerçek mutluluk,yalnızca kendi doyumsuz ve değişken arzularını gözeten bireyselliğinizi reddetmeye ve bunun yerine tamamen başka biri ya da bir şey için yaşamaya bağlıdır. Mükemmelliğe ancak sempatilerimizi dünyaya yansıtmakla ulaşırız.