emrah

Puan vermedi·96 syf.··
2021 24. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2021 23:28
Bireyselliğin bu kadar önemsenip kabul gördüğü bir dünyada insanın huzur ve mutluluk arayışı beyhude bir çabadan başka ne olabilir? Egomuz mu büyük dünyamız mı? Kitabı bitirdikten sonra bu soruyla başbaşa bırakmayı başarıyor bizleri Freud İnsanın kendisiyle, doğayla, ve diğer insanlarla ilişkisine baktığımızda egomuzun hayatımızı şekillendirmede ne kadar etkili olduğunu üzülerek görmekteyiz. Öyleyse hoş geldin huzursuzluk. Bedenimizin efendisi değil de emanetçisi olduğumuzun farkına vararak yaşama şansına ne kadar sahip olabiliriz? İç güdülerimiz ve arzularımız buna ne kadar izin veriyor? Bedenimizle olan ilişkimiz doğayla olan ilişkimize benzerliği tesadüf olmasa gerek. İnsanın hayatta kalmak için temel ihtiyaçları karnını doyurmak için yemek yemesi ve geçici esrimeye sahip olabilmesi için cinselliğin tatmini. Peki dinin bu konularda göstereceği bir yol, önereceği bir tavsiye gerçekten yok mudur? Semavi dinlerin kendisi değil o dinleri temsil ettiğini sanan çöp yığınlarına kulak verecek olursak, varacağımız yer bakma görme hissetme olacaktır. Doğamıza tabiatımıza ne kadar ters değil mi? Ülkemizde son yıllarda pedofili ve benzeri vakaların neden artış gösterdiğini anlamamızı kolaylaştırıyor maalesef Duygularımızı dönüştürmek yerine bastırmayı tercih ettiğimiz sürece bu yaşadığımız iğrenç olayların artış gösterdiğine üzülerek şahit olacağız. "Ruhsal yaşamda bir kere oluşmuş olan bir daha yok olmaz, bir şekilde varlığını sürdürür ve uygun şartlar söz konusu olduğunda, örneğin yeterli bir geriye gitmeyle yeniden ortaya çıkarılabilir" Bir zen hikayesi vardır bilir misiniz? Genç rahip ve yaşlı rahip nehrin karşı kıyısına geçmek üzere nehir 'e doğru gelmektelerdir. Vardıklarında karşıya geçmeye cesaret edemeyen genç bir kızın orada olduğuna şahit olurlar. Yaşlı
Uygarlığın HuzursuzluğuSigmund Freud · Cem Yayınevi · 20183,988 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·368 syf.··
2021 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 15:57
"Bir restaurant'daydım, siparişimin gelmesini bekliyordum tam o anda birden aklıma bir düşünce geldi. Ya hepimiz kör olsaydık? Kendi soruma kendim cevap verecek olursam aslında hepimiz körüz, işte bu noktaydı romanın embriyosu. Daha sonra başlangıç durumlarını düşündüm ve sonuçların doğmasına izin verdim." Saramago verdiği bir röportaj 'da kitabın oluşma sürecini, ve körlük üzerinden hayal dünyasının kapılarını bizimle böyle paylaşıyor. Körlük tamamen ve neredeyse görme yetersizliği olma durumu tanımı böyle. Yabancısı olduğumuz bir duygu değil. Buda gibi zevkü sefa içinde yaşadığımız saraydan çıkmamış olmamız gerekir bir ama ile karşılaşmamamız için. Peki bizler bir kör ile karşılaştığımız zaman, tepkilerimiz ve duyarlılığımızın sınırları ne oldu ve neler yaptık? Saramago bam telimize burada basıyor. Hoş,bana dokunmayan yılan bin yaşasın diye atasözümüz 'de var Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır. Bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine baş kaldır diyen yazarımız da var. Keyifli okumalarınız olsun.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,3bin okunma