Öz

"... ona göre bir insanın en gerçek, en değerli özgürlüğü intiharı, kendisini öldürebilme hakkıydı. ... Ne zaman istersek, derdi, intihar edebiliriz, üstelik de istediğimiz kadar estetik bir biçimde. Varlığını ortadan kaldırma fikri yeryüzündeki en muhteşem şeydir."
Sayfa 20 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Reklam
Önemli olan tek şey, her daim etkin olmaktır, hiçbir zaman pasif olmamaktır. ... Her ne olursa olsun, bir şeyler yapmalıyız, diyordu Ettendorf Dağı'ndaki bilge kişi sıklıkla; işleyen insan gerçek bir azizdir, dünya onu suçlu ilan etse bile bu değişmez. Her durumda, dünya bozuktur ve kendi kabındaki pislikte kavrulup durur. Herhangi bir suç bile, hiçbir şey yapmıyor olmaktan iyidir. Pasiflik, dünyadaki en tiksindirici şeydir.
Sayfa 17 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Yazıya dökülmemiş her düşünce neticede bütünüyle değersizmiş, çünkü harekete geçirirse bir tek sahibini geçirir ve tarih yaratamazmış, kendisi ise doğal olarak tarih yaratma hırsına sahipmiş, ki söylediğine bakılırsa önemli, çığır açan bir metin yazmanın birinci koşulu da daima buymuş.
Sayfa 64 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Zihin insanı, hiçbir tavsiyeye uymamayı ya da en azından daima kendisine tavsiye edilenin tam tersini yapmayı varoluşunun ön koşulu ve temel ilkesi haline getirmek zorundaymış. Kendisi için en önemlisi, daha baştan itibaren inatçılığını geliştirmek, daima daha da fazla geliştirmekmiş, bu da ilk başta anne babaya ve çevreye kafa tutmak, en sonunda ise herkese tamamen kafa tutmak anlamına geliyormuş, zihin insanı doğal olarak bundan çekinmemeliymiş.
Sayfa 55 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Açık konuşmak gerekirse, daima her şey bireye karşıymış ve birey süreç içinde daima her şeyle tek başına mücadele etmek zorundaymış, ki bu süreç de doğal olarak daima ancak ölümcül bir süreç olabilirmiş. Hayat ya da varoluş, kendini her anlamda her şeyden kurtararak geleceğe atma yolunda sergilenen bitmek bilmez ve gerçekten aralıksız, umutsuz bir çabadan başka bir şey değilmiş, ki gelecek de yine o aynı, bitmeyen, ölümcül sürece kapı açıyormuş. Kitle, bırakın düşünmeyi, düşünceyi bile reddeder, çünkü aksi takdirde göz açıp kapayana dek yok olurmuş, dolayısıyla temelde, hiçbir şeye değil bir tek düşünmeye karşı olan, bütünüyle düşünce yoksunu bir kitleyle uğraşıyormuşuz. Doğduğunda anne babadan ve bu anne babaya yapışmış olan bütün insanlıktan kendini koparması gerekmiş, yavaş yavaş ama tutarlı bir biçimde ve en sonunda ebediyen, ki kendi kafası karşısıda ölümüne utanmak zorunda kalmasın.
Sayfa 46 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Reklam