Yeni bir incelemeyle beraberiz ve okuduğum ilk Sarah Jio kitabına bir de beraber bakalım.
Kitabın konusundan bahsedecek olursak; Ana karakterimiz Emily onu aldatan kocasından bi nebze uzaklaşabilmek için Bee yenge adında bir aile yakının yaşadığı, Bainbridge adasına gider. Orda yeni insanlarla tanışmakla başlayan gezisinde ilerleyen günlerinde kaldığı odada bir günlük bulur ve bu günlük, 1943 yılında yaşamış bir kadının kısa bir dönem yaşadığı ve sonu olmayan bir hikayeyle tanıştırır. Ve hikaye gibi okuduğu günlüğün aslında gerçekte yaşanmış olduğunu fark eder. Yengesinin en yakın arkadaşı Evelyn’in de söylemiyle beraber artık günlüğü sonuna kadar okumak zorundadır.
Konusu genel olarak bu şekildedir, yorumlarıma gelirsek;
günlüğün son bulmayan sayfasından sonra ki ihtimaller arasında Esther’in yaşadığına ihtimal vermek istemiyordum..arkasında yıllar boyunca neler bıraktığını düşünürsek..Ancak ne kadar yaşamış olduğunu tahmin edebilsemde yine de şaşırdığımı söylemeliyim. Kitabın yazımında -kitabın ilk bölümlerinde- o günlüğü okuma evresi çok basite indirgenmiş. Bunun dışında okunması kolay ve anlaşılırdı. Hikayenin gidişatı fazlasıyla heyecan vericiydi, sayfaları hızla çevirirken; madem hala yaşıyor, o zaman neden yıllar geçse de sevdiğine gitmiyor, diye sorgularken buldum. Ve sonu.. kitap kendini bitirdi diyebiliriz bir yandan, ne de güzel yazılmış. Yılların platonikliğiyle karışık bir kavuşamama hikayesi aslında. Kitapta Elliot karakteri çoğu zaman suçlamalarımın sahibiydi, özellikle oyun oynanan kaza gecesinde Bee ile daha öncesinde de olan gereksiz samimiyetleriyle sahte bir arkadaşlık gördüm. Kendi nefsine sahip çıkamamış bir karakterdi gözümde Bee, aynı zamanda Esther’ı ne kadar severse sevsin hissettiklerini hiçbir zaman gün yüzeyine çıkarmamalıydı. Esther’a