• Merhaba canım insanlar,
    Önce şuraya şu fon müziği bırakayım, belki okurken dinlemek istersiniz zira ben bunu dinlerken yazıyorum.
    https://www.google.com.tr/...p9-S1Jt-fIrRciGqQKEH

    Bu kitaba yazılan ilk incelemenin bana ait olmasının sevinci, birazda ağırlığıyla incelememi daha çok Rolan ve kitap hakkında yazmaya çalışacağım. Bu yüzden sürpriz bozanlar içerebilir. Sonra demedi demeyin… :))
    Rolan ile tanışmam bir rastlantıya dayanmakla birlikte bu rastlantı, en güzel rastlantılardan birisidir. Aslında burası dışında çok da fazla sosyal medya kullanan birisi değilim. Ara ara giriyordum hesaplarıma ki onun da sebebi birkaç güzel insanın yazdıklarını okuyabilmekti. Rolan’ında birkaç yazısına denk gelmiştim..birkaç kere canlı yayınına da katılınca,olanlar oldu…

    Bazen bazı şeyler sadece bizim başımıza geliyormuş gibi, ama varmış yaralarımızın bir oldukları. Biz yaralarımıza sarılınca daha çabuk iyileşiyormuşuz,en azından iyileşmiş’gibi oluyormuş…

    Rolan yani namı değer Ay’ı bey, kitabın ilk sayfasına şu notu düşmüş;
    “bu kitap benim değil,bizim..gece gibi ay kadar”
    Sanırım en çok sahiplendiğim kitaplardan, yazılmamış,çizilmemiş tek sayfası dahi yok. Mesela bunlar;

    http://hizliresim.com/JDOYg5 (Syf. 13)

    Her yayında okuduğu ve artık gelenekselleşen şiirimiz Otobüs. Belki bir gün,şehrin kalabalık caddelerinden birinde, bir otobüs durağında, hatta belki de mavi şapkalı otobüslerin birinde “uzak uzak…ama en yakın” biriyle karşılaşırsın,karşılaşırız...

    http://hizliresim.com/lZb7Rb (Syf.57)

    “Yağmurdan hiç payını almamış çiçekler…” bu çiçeğin sen olduğunu düşünebilirsin, hiç yağmurda ıslanmamışsındır, yaşamın hiç bereketlenmemiş, istediklerin hiç olmamıştır belki, belki en çok sen kaybetmişssindir ama bak her şeye rağmen umut var, ben kocaman bir yağmur bulutu çizdim senin için, benim için, Ay’ı bey için…

    http://hizliresim.com/RDOYv1 (Syf.79)

    Hep Ay’ı bey diyorum, ay’lar, ayı’lar çizdim kitaba…Ay’ hepimizin babası ve hiç terk etmez bizi,giden herkesi görür, gidenleri bile terk etmez, küçük kızlar, Ay’ın kollarında uyurlar.. Ay’ın aynı zamanda Ay’ı olmasının sebebi ise;şu fotoğrafta gayet açık…
    http://hizliresim.com/zMJAL6
    “her şey bir ayıyı sevmekle başlayacak,” Ay’ı gibi sev sende, insan gibi sevmeyi, insanlar olarak sevmeyi beceremedik bir türlü, bu yüzden Ay’ı gibi, ay gibi sevmeye devam…

    http://hizliresim.com/oV6glk (Syf148)

    Ve bu şiir.. neyim var neyim yoksa bıraktım.. Rolan annesini kaybetmiş,çok önceden de babasını…belki de yazılarına, şiirlerine hayat veren onların ölümü..bir çocuk en çok annesinin yanında,kollarında çocuk…Rolan annesini toprağın kollarına bırakmış,annesi büyümüş,acısı büyümüş, ama hala çocuk kalan yanları var, belki de en çok bu yüzden yazdıkları bu kadar yakın,yazdıkları bu kadar bana daha önceleri yazdıklarımı hatırlatıyor..
    “ellerin büyümeyi ne güzel unutmuş” ile benim ‘ellerin hiç öğrenmesin büyümeyi ‘diyip sustuğum zamanları hatırlatıyor mesela…

    Ve sana bir tavsiye, hatta herkese;
    “yaralarımızdan öpmeyin
    Acıyoruz yapmayım…yapmayın”(syf,137), "öptüm geçti" derlerdi ya bize küçükken, bir öpücüğün yara bandı olduğunu iyileştirdiğini düşünürdük, yaramız iyileşince, yaranın neden olduğunu, kimin iyileştirdiğini unuturduk, geçer ve giderdi... bu yüzden yara bandı olmayın kimseye, kimseden size yara bandı olmasını da istemeyin..yaralar kabuk bağlar, yara bandı elbet bırakır o yarayı..illa bir şey yapcaksanız, sarılın,sarılın ve birlikte iyileşin..ama sakın birini iyileştirici olarak kullanmayın, çünkü siz iyileşince,hiçbir özelliği kalmaz onun…

    Kitap bu kadar anne” demişken neden kitabın adının “hadi bana baba yap” olduğunu sormuşlardı bir keresinde, belki sen de merak ediyorsundur..şöyle demişti Rolan (yani hatırladığım kadarıyla şöyle);

    “ben babama şiir yazacak kadar yaşamadım onunla, anneme yazdım, kitabıma da onun adını verdim”

    Bu cevap bile yazılanların içten olduğunu, samimi ve gerçek, olduğunu gösteriyor bence…

    İlk yazdığım cümle ile ne kadar alakalı oldu bu inceleme, ne kadar bilgi verebildim, bilmiyorum.. Umarım sen de okursun bu kitabı, Ay’ı gibi seversin… ve yine umarım ki bir gün kitabım’ızla sarılırız bir yerlerde Ay’ı bey…gerçi kitabın bile bir aydan daha uzun bir sürede ve ne zorluklar altında geldiğini düşünürsem bu şehre, senin gelme ihtimalin biraz düşük, belki ben gelirim…
    Son olarak şu şarkı ruhunuza benden ve tüm ayılardan armağan…
    https://www.google.com.tr/...wZ_7DrFhfFqitmy8701L

    İyi kalın canım insanlar :))
  • Gönül de tektir ve ister uzak olsun ister yakın, bir tek kişiye tutulur ancak.
  • Çoğu zaman başkalarının duyamayacağı bir müziği
    dinliyor gibisin. Rilke görseydi, severdi seni
    kimseye karışmıyor, hiç soru sormuyorsun
    karanlıkta ağlayan en yakınlarına bile.

    Her zaman kendinle ilgili bir şeyler saklıyorsun kendine ışıklı kahvelerde, yatak odalarında bile.
    Rilke görseydi, överdi seni: yakınlığın uzak,
    bu yüzden de, tıpkı yıldızlar gibi uzaklığın.

    Gene de bir şeylere erişemiyor, bir şeyler
    yitiriyorsun, kollarını hep açtığın için;
    bazı şeyleriyse hiç bilemeyeceksin, hiç değilse,
    biri çıkıp seni yakından, insanca ayrıntılarınla tanıyıncaya değin.
  • Yakın olabilir mi bir kimse gerçekten,
    Uzak olmadıkça ?