Övünç

Bir insan buysa, ya da bir şairse, ya da bir çiftlik sahibiyseniz, her şeyden önce, aç olmamaya çalışın. Soğuk, açlık ve yorgunluk, düşünme yetinizi uyuşturur. Ölüm gerçeğine bu kadar yaklaşmış olmanız, yaşamanın bir nimet olduğunu anlamıza yetmez mi?
Reklam
Kendi adını bile terketmek zorunda kalmak tuhaf. Tuhaf şey, arzularını arzulamamak. İlgilendiğimiz her şeyi uzayda tek başına asılıymış gibi görmek tuhaf. Zahmetli iş ölü olmak…
Sayfa 478·Kitabı okudu
Tanrı mucizeler gerçekleştirilir, evet, ama heyhat, her ne kadar kadiri mutlak olsa da, üzerinde "TANRI'YA GÜVENİYORUZ" yazan bir dolarlık tek bir yeşil, banknot üretemez. Hayır, yapamaz. Böyle bir mucize gerçekleştiremez. Neden? Çünkü ABD dolar banknotlarında seri numarası olmak zorunda. Tanrı da onların üzerine başka numaralar basamaz. İmpossibile. Çünkü banknotların üstüne ABD maliye bakanlığının zaten tedavüle çıkardığı numaralar basmak kalpazanlık, uydurma numaralar basmaksa sahtekarlık olur, Tanrı ise kalpazan veya sahtekar değil, değil mi? Dolayısıyla Tanrı köşeye sıkıştığını farkediyor. Umutsuzluğa kapılıyor. Tanrı'nın kutsal annesi O' na yalvarıyor, İsa Roman Katolik komünistlerimizin şu Lutherci Batılı bankerlere borçlarını ödemelerine yardımcı olsun diye O'na yalvarıyor, ama O bunu yapamıyor. Büyük Patlama'yı oldurabiliyor, Adem'i yaratabiliyor. Ve Havva'yı. Fiziksel dünyayla ilgili her şeyi yapabiliyor. Ama aritmetikte mucizeler yaratamıyor. Metal bozukluk olarak dolarlar yapabilirdi elbette. Çok kolay bozuk paraların seri numarası yok ne de olsa. Bozuk para yapabilir. Gıcır gıcır bozukluklar.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Hayır Peder. Yanılıyorsun… Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun. Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum… İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor… Ama etrafındaki dünya öyle ki, öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor. Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum. Kokudan hoşlanmıyor diyorum. Çelişkinin özü bu. Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya-dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip, sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor; nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil, aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını, canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz, temiz atom bombalarını icat ediyor. Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu. Hayır, medeniyetimiz ateizm yüzünden değil, ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde.”
Oltaya yakalanmış bir balığın davranışlarını gören arkadaşları, onun çıldırdığını düşünebilir. ama balığın yaptığı sadece hayatını kurtarmaya çalışmaktır. insanları yaşadıkları ya da yetiştikleri ortamlardan ayrı değerlendiremeyiz. oltayı göremezseniz bu davranışları anlamak da anlamlandırmak da mümkün olmayacaktır.
Reklam