En sevdiğim yazarlardan Ursula K. Le Guin'in gerçekle hayal arasındaki ince çizgide var olan kitaplarını okurken kendimi, hayalde mi gerçekte mi olduğumu ayırt edemeyecek kadar kaybetmekten korkuyorum. Gerçekler Guin'in kitabındaki kadar acımasızken mücadeleniz şansa kalmış değildir ki talih sürekli sizi gözetmez hatta bazen bile gözetmeyebilir. Belki de ben fazla realistim, hayalperest olmayı uzun süre önce bıraktım sanırım bu yüzden Guin'in mutlu sonları, şansla açılan yolları, talihin yanımızda olması bana masal gibi geliyor. Yine de gerçekleri ve anlamlarıyla paylaştığı hayatlar içime işliyor.
Guin'de en sevdiğim şeyse sizi kendine çeken içinde yaşıyormuşsunuz hissi veren kısacık hikayelerinde kocaman anlamlar olması. Ursula K. Le Guin
Hür adamlardan oluşan şehrimi kurabildim ama hürriyetin cahillere faydası ne? Zihnin ihtiyaç duyduğunu öğrenme ve istediğini düşünme gücünden başka nedir ki hürriyet?
...yazarken yine o zamanlara dönüyorum ve her şeyi o zamanki gibi görüyorum, içeriden ve aşağıdan, herhangi bir mukayese imkânım olmadan, sanki hiçbir şey başka türlü olamazmış gibi. Çocuklar dünyayı böyle görürler. Kölelerin çoğu da. Hürriyet, daha ziyade başka seçenekler de olduğunu görmekle ilgilidir.