En azından neler düşündüğümüzü açıklamaya vaktimiz olsaydı bu aptalca kavga unutulup giderdi, biliyorum, ama zaman sıkıştırıyor bizi, bu boz bulanık dakikalara tüm istikbalimizi yatırmaya zorluyor bizi.
- İçimi böyle rahatlatamazsın benim! Bedenlerimiz kelimlerimizin uzantıları olabilirler ancak, onların ne yerini alabilir ne de çürütebilirler onları. Ne oldu? Söyle bana.
Ben, mahşer gününün dehşetinden başka iman, secdeden başka namaz tanımayanlardan değilim. Ben nasıl mı namaz kılarım? Bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim, Rabbim'in en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin, aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularının karşısında hayranlığa kapılırım.