acı gözlerini kör etmişti, el yordamıyla yürüyecekti, kafasını kolunu, bacağını bir yerlere çarpa çarpa bulacaktı yolunu. bu sırada elbette daha çok yanacaktı canı. ama başka bir acı olacaktı artık bu ve yolunu bulmaya çalışırken duyduğu acı önceki acının üzerini örtecekti. acıların ilacı başka acılardı, bunu idrak edecek, anlamadan bunu yaşayacaktı.
isteyerek yürümedim, sadece yürüdüm. içimde bir ben vardı ve bana bir şey yapıyordu gibi yürüdüm. üç derin nefes aldım. içimdeki bir ben çıksın diye belki. üç derin nefes verdim. çıkmadı.