Bir dünya söz okudum ama hala şu Sözün doğruluğunu aşamadım. "Doğdumuz anda öleceğimiz tescillendi ve ailemiz buna deliler gibi sevindi. Öldüğümüz anda sonsuz bir yaşam verildi ve herkes buna deliler gibi ağladı. Her doğum gününde ölüme daha da yaklaşıldı fakat bunu hediyelendirdiler."
Ne bileyim, burada kalmaya pek niyetim yok ama, Sevmiyorum buraları. Dar kafalı, hoşgörüsüz, bezelye taneleri gibi birbirine benzeyen bir sürü insan. Burada ömür çürütmeye niyetim yok.
Ahlat Ağacı, Nuri Bilge Ceylan
Dogrusunu söylemek gerekirse stefan zweig' ın eserleri çoğunlukla ortaokul çocuğu yazmış gibi bir anlatımı var. Akıcı değil. Okurken aniden başka konuya geçiş yapıyor ama bu geçişlerde başarılı değil. Kitaba başladığımda sanki gelişme kısmından başlamış gibi hissetim. Giriş kısmı tamamiyle bir eseri yazmak için aniden kaleme alınmış gibiydi. Stefan yer yer duyguları hissettirmek için betimleme veya duygusal yazmaya çalışsa da başaramamış.:(