|| kitap yorumu
“biliyor musun en zorlandığım konuydu seni sevmek… yaralı, kusurlu ve nefret doluydun. sen intikam dolu bir yürekle bana geldiğinde benim kalbimdeki tüm çiçekler sana açmıştı.”
selaam, sizlere yeni serimin ilk kitabıyla geldiim evrene zaten saka ve sanrı serisinden hakimim o yüzden kitap çok güzel aktı gitti okurkenn.
kitabı henüz okumadan önce 17 raporlu bir gurur kalender yani nam-ı diğer deli kral ve psikolog olan farah tozlu çiftini çok merak etmiştim, nasıl olacaklar diye kitabı okuyunca aslında tek zıtlıklarının bu değil aynı zamanda bir de düşman aile olduklarını gördüm
biraz kitabın ana konusundan bahsetmek istiyorum kısaca:
hikayemiz gurur’un nişanlısının cansız bedenini farah’ın amcasının deposunda bulunmasıyla başlıyor. farah’ın babası ümit tozlu bölge lideri olduğu için suç ona kalıyor ve gurur intikam almak için ümit’in en kıymetlisi olan farah’ı kaçırıp onunla evleniyor. gurur tam bir deli evet ama asla farah’a zarar vermiyor hatta farah sarkacı olmadan uyuyamadığı için gece uyurken ona masal okuyor, aç kalmasın diye yemek yapıyor falan
gurur ve farah arasındaki enerjiyi çok sevdim, farah’ın saf taklidi yapması okurken beni çok güldürdü hiçbir şey bilmiyor, kendini koruyamıyor gibi davranan farah’ın ailesi için gurur’un karşısında dişi bir kurda dönüşmesini hemen okumak istiyoruum
kitaptaki olaylarla ilgili çok yazmak istemiyorum ama “kurma bebek” metaforu çok güzel işlenmişti, cuk oturmuş resmen.
kitap o kadar çabuk bitti ki hemen devamını okumak istiyorum, ikinci kitaptan verilen alıntı ikinci kitap için beni daha da sabırsızlandırıyor