|| Falih Rıfkı Atay’ın Çankaya’sı
Çankaya, yalnızca bir anı kitabı değil; bir milletin nasıl ayağa kalktığının en güzel göstergesi bence. Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ü ulaşılmaz bir lider gibi değil; düşünen, yorulan, zaman zaman yalnız kalan ama asla vazgeçmeyen bir insan olarak anlatıyor.
bu satırlarda inkılaplar kuru birer tarih başlığı olmaktan çıkıyor; geceler boyu süren tartışmalara, ağır sorumluluklara ve geleceği omuzlarında taşıyan bir lidere dönüşüyor. Çankaya’nın duvarları arasında verilen kararlar, bugün “doğal” sandığımız özgürlüklerin ne kadar zor kazanıldığını sessizce hatırlatıyor.
kitabı okurken insan sık sık durup durup düşünüyor “bu ülke ne büyük bedellerle kuruldu?” diye. Atatürk’ün ileri görüşlülüğü yalnızca cesaretinde değil, insanı merkeze alan aklında ve sorumluluk bilincinde de kendini gösteriyor.
bu kitabı okurken şu gerçek çok güçlü bir şekilde hissediliyor:
“Bu memleket, tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.”
Atatürk’ün son 29 Ekim’i nasıl geçmiş biliyor musunuz? ben okurken o kadar kötü oldum ki, şu an yazarken bile içim titriyor, gözlerim doluyor. alıntı olarak ekledim hesabıma o bahsettiğim satırları…
cümlelerimi şöyle tamamlamak istiyorum; bu kitap geçmişi öğrenmekten çok Cumhuriyet’in kıymetini yeniden hissetmek isteyenler için eşsiz bir kitap ve kitabı kapattığınızda tarih bitmiyor, omuzlarınıza bırakılan bir emanet başlıyor.
ve lütfen bu emanete sahip çıkalım