İnsan bencildi. Yaradan'ın yarattığını yakacak, öldürecek, kesecek kadar bencildi. Kalp kırmaktan sakının, diyen dinimizin huzurunda, inançsızlıkta boğulan insanlardı bunları yapanlar. Bunlardan biri de belki bendim. Yaşamak için öldürmüştüm. Avuçlarımda onların izi vardı. Bu şekilde Tanrı'nın karşısına çıkamazdım.
"Arya, yanarken bir başkasını yakamam."
Acı, sanki onun yüzüne resmedilmişti. Güldü, soğuk ve ruhsuz bir gülüştü bu. Yüzüne dokundum, ıslak saçlarını alnından çektim. "Ayrı ayrı yanmaktansa aynı ateşte kavrulalım," dediğimde Yankı'nın ruhundan kopan bir çığlığı yüreğime hapsettim. Gülümsedi, sahiciydi. "Bu hayat ağacı şahidim olsun ki sana hayat sunacağım."
"Yankı Urağan ateşti. Arya Çilen ise bile bile ateşe koşan kızdı. İkisi de bu yüzden yanmaya mahkumdu. Onlar cehennemde cennetin güzelliğini izleyecek fakat cenneti elde etmek için hiçbir çaba sarf etmeyecek iki yüksüz yürekti. Her şeyin başlangıcı ve sonu Urağan'dı. Çilen ile başlayan hikaye Urağan'la bitecekti.