• 160 syf.
    ·8/10
    Sevgili yazarımız Aysu ŞAHLI dan polisiye bir kitap ile geldim. Bu türde çok okuduğum kitap yok malesef. Bu yüzden bu yıl okuma hedefime bir madde koymuştum. Hedefim içinde neden bir Türk yazardan okumayım ki dedim. Bana bu türü sevdirebilecegini düşündüm. Çok da yanılmadım açıkçası güzel, akıcı, merak uyandırıcı bir kitaptı. Polisiyeye daha çok şans vericem bundan sonra. ....
    Olayımız Şile 'de bir evde mumyalanmış cesetler ile başlıyor. Başkomiser Ali ve ekibi bu cinayet dosyasının başına getiriliyor. Yapılan araştırmalar hepsinin kadın olduğu, 16-17 yaşlarında, çeşitli sayıda bıçaklanmış ve yaklaşık 10 yil öncesine dayandığını sonucunu veriyor.
    Peki katil kim? Neden genç kızlar? Neden çeşitli sayıda bıçaklanma? Hepsinin cevabı kitapta mevcut. Bizi soru işareti ile bırakmıyor. .....
    Kitapta cinayet vakalarının sevgisizlik üzerine kurulmuş olduğunu düşünüyorum.
    Ayrıca okurken bir yandan vaka ekibini, bir yandan da genç bir kızın yaşadıklarını anlatıyor ki ben bu kısımları sevdim. Daha bir heyacan ve olaylari anlamamiza olanak katmıştı. Akıcı, sade ve güzel bir kitaptı. Neden, kim derken bir çırpıda okudum.
    Her karakterin aslında duygusal durumları, geçmiş üzüntüleri, yaşanmışlıklarına da yer verilmişti. Bunun yanında birazda aklimda canlandırmak için dış görünüş tasvirleride verilseydi ve biraz daha uzun olsaydi kitap daha güzel olacaktı.
  • 326 syf.
    ·Puan vermedi
    Merhaba,
    Sherlock Holmes ve Watson kim bunlar?
    Öncelikle bu soruya cevap vermek gerek,hemen belirteyim hayel kahramanları bunlar.Tarihte bir doktor var ismi Watson olduğu söyleniyor, çok iyi öngörülerde bulunduğu için o doktorun üzerinden kurgu hikayeler yazılmaya başlanmış ve kurgular iki karakter olarak yazılmış.
    Peki Sherlock Holmes gibi düşünmek nasıl oluyor?
    Bu soruya yanıt vermeden önce şöyle bir tarihin tozlu sayfalarına gidelim....Roma....
    Tarihte birçok bilimin başkenti denebilir, teknolojik ve bilimsel buluşlara farklı gelişimler sağlamış bir kültür imparatorluğu. İşte Sharlock holmes sıklıkla kullandığı o popüler çıkarım bilimi ilk Roma'da uygulanmış bulunması ise kaynaklara göre antik Yunan imparatorluğuna kadar gidiyor.
    Holmes gibi düşünmenin temelinde işte bu çıkarım bilimi yatıyor, çok derin bir kavram.
    Misal; kahve içmeye bir kafeye gittiniz,siz masadayken karşıdan gelen insanın çıkarımını yapın. Giyimi,mizacı vs.....
    Size ne çıkarım veriyor?
    Holmes olaylara geniş bakan, ayağındaki çamurdan ,ağzının kenarındaki yemek kalıntısına, yüzündeki terden kopuk düğmesine kadar ,hadiselere bütün bakan bir bakışa sahip ve bu verileri toplayarak çıkarım yapıyormuş
    Bu çıkarım bilimi hayatı kolaylaştırıyor, mesela evinizde bir koku var diyelim,nerden gelir bu koku ?
    Hemen aklımıza tuvaletin lavobasi gelebilir.Bu statik watson bakışı.
    Dinamik holmes bakışı ise içtiği kahveyi mutfak lavobasina döktüğünde tıkanma olmuş olabilir ve koku burdan gelir der.
    Artık kitaba dönelim.
    Kitap içinde bulmacalar mevcut,size çözme fırsatı veriyor sonra kitabın yazarı çözümleri anlatıyor.
    Aynı şekilde holmes vakaları mevcut ve watson ile Holmes vakaları nasıl çözdüklerini anlatıyor.
    Kitabın içindeki bir vaka ise tam ters köşe yapıyor, süpriz bir vaka:)

    Son olarak kitaptaki bölümlere yönelik ayrı ayrı kitap tavsiyesinde bulunuyor.
    Akıcı,kadife bir üslupla yazılmış kitap.
    "Neden bu kitabı okumalıyım ? " Diye sorduğunuzu duyar gibiyim.
    Beyninizin kullanma klavuzu bu kitap,beyninizin nasıl çalıştığını öğrenmek isterseniz okuyun derim;)
  • 224 syf.
    İstanbul'da bir kanun adamı, sokaklarda bir suç bilgesi. Başkomser Nevzat, karmaşık cinayetleri çözerken insan ruhunun derinliklerinde gezinmeye devam ediyor... Ahmet Ümit kitaplarının baş kahramanı Başkomser Nevzat, yeni üç cinayet davasıyla çıkıyor bu kez karşımıza.. Diğer kitaplarından farklı olarak üç yeni hikaye yer alıyor bu kitapta, doğal olarak üç yeni vaka var Başkomser Nevzat ve ekibinin çözmesi gereken...
    Birincisi küçükken annesinin ölümüne tanıklık etmiş birinin hayatın gerçeklerinden kopup kendini edebiyata vermiş bir adamın hikayesi... Edebiyat bazen tehlikeli olabilir. Anna Karenina, Madam Bovary, Esmeralda ve daha bir çok kadın roman kahramanı... Bu muhteşem kadınlara ulaşmaya çabalarken önce doğru düşünme yeteneğini, sonra da yaşamını yitiren bir adam...
    İkincisi çalıştığı iş yerinde ölü bulunan bir kızın hikayesi... Kimsenin önemsemediği overlokçu bir kızın cinayeti bile önemli sırlar içerir. Katil ve maktul apaçık ortadaymış gibi görünse de hakikat çom derinlerde gizlenmiş olabilir. Ama ne kadar gizlenirse gizlensin, Başkomser Nevzat gibi vicdanlı polisler olduğu sürece karanlık aydınlanacak, adalet mutlaka yerini bulacaktır..
    Üçüncüsü Rusyadan bir tıp kongresi için İstanbul'a gelmiş ve esrarengiz bir şekilde kaybolan bir doktorun hikayesi... Aşk hiçbir zaman masum değildir. Petersburg'un soğuğundan İstanbul'un sıcağına gelen bri Rus bilim insanı. İstihbarat servislerini birbirine düşürecek kadar gizemli bir kayboluş... Mutluluğu ararken kendini ölümün kıyısında bulan çaresiz bir aşık...
    Cinayetleri çözmek için sadece aklından ve deneyimlerinden değil, yaralı yüreğinden de güç alan Başkomser Nevzat, belki de en çok bu yüzden ayrılıyor benzerlerinden, belki de en çok bu yüzden seviliyor, okunuyor ve hatırlanıyor. Aşkımız Eski Bir Roman onun bu zorlu serüveninde yepyeni bir halka...
    Keyifli okumalar...
  • "Kanunların ulaşamadığı bazı suçlar vardır ve bana kalırsa, böyle durumlarda kişisel intikamı hor göremeyiz, en azından bir yere kadar."
  • Ablamı
    bağışlamalısınız Teğmen Kotler,” diye ekledi
    nazikçe, “Ama o umutsuz vaka. Onun için
    yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Doktorlar
    yardım sınırını aştığını söylüyor.”