Sis ve Gece
8/10
·270 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:27
Ahmet Ümit’ten okuduğum ilk kitap olan Sis ve Gece, beni polisiye türüne biraz daha yaklaştıran bir roman oldu. Kitap boyunca sadece bir olayın peşinden gitmiyor, karakterlerin iç dünyalarına ve karmaşık ilişkilerine de tanıklık ediyorsunuz. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) içinde görevli bir başkomiserin, aniden ortadan kaybolan sevgilisinin izini sürmesini konu alıyor. Ama öyle sıradan, dümdüz bir kayıp vaka hikayesi beklemeyin. Hikaye ilerledikçe sadece bir kadının değil; geçmişin, sırların ve bürokrasinin o karanlık koridorlarının da kapısı aralanıyor. Benim için oldukça akıcı, ters köşeleri olan ve atmosferiyle içine çeken bir okuma oldu. Ahmet Ümit’in kalemini ve bu gizemli dünyasını sevdim, kesinlikle diğer kitaplarına da şans vereceğim! Benim bu gizem dolu yolculuğa puanım: 7/10 Ahmet Ümit Sis ve Gece
Edebiyat
Sis ve GeceAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201324,1bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 408. kitabı
Günübirlik Hayatlar, dünyaca ünlü psikiyatrist ve yazar Irvin D. Yalom’un meslek hayatı boyunca karşılaştığı sarsıcı vaka öykülerini edebi bir dille aktardığı, insan ruhunun derinliklerine inen muazzam bir eseridir. Kitap, yazarın bilgece yaklaşımıyla hem bir terapi odasının kapılarını aralar hem de insanlığın en evrensel korkularıyla okuyucuyu yüzleştirir. Yalom, bu kitabında da varoluşçu psikoterapinin temel direkleri olan ölüm korkusu, yaşlanma, hayatın anlamı, yalnızlık ve kayıp gibi temaları merkezine alır. Çeşitli psikolojik sıkıntılarla kapısını çalan farklı profillerdeki hastalarının seans kesitlerini sunarken, aslında her birinin kökeninde ölümün kaçınılmazlığıyla yüzleşememenin getirdiği kaygıların yattığını gösterir. Kitabın adı, filozof Marcus Aurelius’un "Hepimiz günübirlik hayatlar yaşıyoruz; hem hatırlayanlar hem de hatırlananlar" sözüne dayanır ve insanın evrendeki gelip geçici doğasına saygılı bir vurgu yapar. Irvin Yalom’un en büyük alametifarikası olan "hastasıyla birlikte dönüşen terapist" duruşu bu eserde de kendini hissettirir. Yazar, sadece hastalarının zaaflarını değil, kendi yaşlılık algısını, ölümle olan ilişkisini ve mesleki sorgulamalarını da büyük bir dürüstlükle paylaşır. Günübirlik Hayatlar, akıcı, samimi ve sürükleyici anlatımıyla sadece psikoloji meraklılarına değil, kendi hayatının ve varoluşunun anlamını arayan her okura hitap eden derinlikli bir başyapıttır.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Reklam
8/10
·224 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:22
Yıl  1826 İstanbul  2.Mahmut  dönemi 30 yıldır zindanların şeyhi kabul edilen hapisteki usta bir hırsız  ekibini toplayıp Kaşıkçı Elmasını  çalmak için plan yapar. Güvene dayalı bu planda isimler yerine birbirlerine hayvan isimleri ile seslenirler. Planı kuran aslan, eski arkadaşları bukalemun ve tuti ile aralarına yeni katılan ceylan ve porsuk. İşi veren ve kimsenin bilmediği tilki , porsuğun aşkı sarayda hizmetçi tavşan.  2. Mahmut dönemi Yeniçeri ocağının  kaldırılması, batıda Yunan isyanları, Mısır'da Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı sorunları, halkın değişime reformlara verdiği tepkiler, asayiş  ve düzenin isyanlar ile karmaşa içinde olduğu  bir zaman. Tüm bu kargaşa devrinde aslında dürüst  ama hırsız, güven ve kuşku arasında,  plan plan içinde, sırlar  ve  gizli intikam planları  arasında geçen bir hikaye. Kitabın ortasından sonra hızlanıp akıp gidiyor. Kullandigi kelimeler, dönemin hayatına dair,  geleneklerine dair anlatılarıyla zaman yolculuğuna çıkarıyor yazar. Ayrıca tarihi bilgilerimi de şöyle bir tekrar edeyim demeden geçemiyor insan. Kitabi okurken araştırdığım bilgiler Kaşıkçı Elması, 86 karatlık büyüklüğü, armudi kesimi ve etrafını çevreleyen çift sıra 49 adet pırlantasıyla Osmanlı'nın en değerli hazinelerinden biridir. Günümüzde İstanbul'daki Topkapı Sarayı Müzesi'nde sergilenen bu eşsiz taşın kökeni ve saraya nasıl geldiği hakkındaki rivayetler şunlardır: 1. Eğrikapı Çöplüğü Rivayeti (Halk Efsanesi) Tarihçi Reşad Ekrem Koçu'nun da aktardığı en yaygın hikayeye göre; 1699 yılında İstanbul'da bir kâğıt toplayıcısı, Eğrikapı çöplüğünde parlak, yuvarlak bir taş bulur. Değerini bilmeyen bu kişi, taşı bir sokak satıcısına sadece 3 tahta kaşık karşılığında verir. Satıcı taşı bir kuyumcuya gösterir. Kuyumcu taşın çok değerli bir elmas olduğunu anlar ama
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,391 okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:05
CHRIS CARTER-ÖLÜM SANATÇISI . . . Her kitabında daha beni ne kadar şaşırtabilir diyorum ama her birinde ayrı bir duygu yaşıyorum #ölümsanatçısı çok bambaşka bir kurguydu. Işlenen üç cinayet var bu sefer bir savcı, sonrasında bir polis ve en son bir psikolog.... Kulağa çok şaşırtıcı geliyor değil mi farklı mesleklerdeki insanların ölümleri, onların aralarında ki bağ neydi diye? Katil bu sefer cesetlerle iyle bir oynar ki arkasında bıraktığı şekiller, ne yandan baksaniz farklı bir zaman kazandırıyor. Hunter bu cinayetleri çözmeye çalışır katilin ne anlatmak istediğini, şekillerin neye benzediğini ama daha önce gördüğü hiç şeye benzemediğini fark eder. Bu vaka da Hunter ve Garcia'ya yardım eden Alice Beamont vardır keskin zekası ve bulduğu ipuçları ile katile yaklaşmalarını sağlar. Aşırı zekice işlenen bir kurgu ,katılın gölge oyunları, yaptığı şekillerdeki büyük anlamlar ,ters köşeli sonu ile şaşırtan bir kitap okudum. Zaten ne yazsa okurum asla pişman etmiyor kitapları, her kitabın da ayrı bir heyecan ayrı bir zevk alıyorsunuz. Seriye hız kesmeden devam daha okunacak iki kitabım var :)
Ölüm SanatçısıChris Carter · Pegasus Yayınları · 2025184 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
️2. Mahmut zamanı, Vaka-i Hayriye'nin yaşandığı zamanlar, zindanda bir müderris, arastada bir mücellit, Kapalıçarşı'da bir elmastıraş, bir cündi, bir de hırsız ama gönül hırsızı; dünyanın en göz alıcı mücevherinin peşinde. ️Her zamanki gibi İskender Pala'nin kalemine hayran oldum. Kitap resmen bir sarmal gibi bir bölümün bittiği cümleden diğer bölüm başlamış ve sanki sona geldiğinde tekrar başa döndük. Her karakter, içinde hazineler saklayan bambaşka bir kuyu. Özellikle aşık hırsız çok hüzünlü. Son sayfalarda gözlerim doldu ve çok şaşırdığım olaylar yaşandı. Gerçekten kitabı çok sevdim ve çok sayıda Osmanlıca kelime ekledim heybeme. Ve sanırım bu kitapta İskender Pala'nın oğlunun da desteği var. Galiba yerini oğluna bırakacak üstad. #okudumbitti
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,391 okunma
Vakit Kaybı
Puan vermedi·239 syf.··
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 21:12
Bağlanma'yı bitirdim ve hâlâ ne öğrendiğimi anlamış değilim. Kitabı elime aldığımda bağlanma stilleri konusunda derinlikli bir analiz bekliyordum. Ama 239 sayfa boyunca aslında üç kavramın (güvenli, kaygılı, kaçıngan) etrafında dönüp duran, sürekli aynı örnekleri farklı isimlerle tekrar eden bir metinle karşılaştım. Her bölümde aynı şablon: bir vaka anlatılıyor, "işte bu kaygılı bağlanma stilinin tipik bir örneği" deniyor, sonra bir sonraki bölümde neredeyse birebir aynı senaryo, sadece kahramanların isimleri değişmiş şekilde tekrar karşıma çıkıyor. Sanki yazarlar bir fikri olabildiğince çok sayfaya yayma derdindeymiş gibi hissettim. Asıl can sıkıcı olan şu: kitap sürekli "bilimsel araştırmalara dayanıyor" vurgusu yapıyor ama gerçek bir derinlik sunmuyor. Bağlanma teorisinin kendisi ilginç ve değerli bir çerçeve, fakat bunu zaten bir makaleyle, hatta birkaç paragrafla anlatabilirlerdi. Kitap boyunca aynı cümleleri farklı kelimelerle yeniden yazıp durdular: "kaygılı bağlananlar onay arar", "kaçıngan bağlananlar mesafe koyar" — bunu kaçıncı kez okuduğumu saymayı bıraktım. Pratik öneriler kısmı da aynı sorunu taşıyor: somut, uygulanabilir adımlar yerine genel geçer tavsiyeler ("ihtiyaçlarını net ifade et", "iletişim kur") sayfalarca tekrarlanıyor. Bir öz-yardım kitabından beklediğim, beni gerçekten düşündürecek, yeni bir bakış açısı kazandıracak içerikti; bunun yerine aynı testi, aynı listeyi, aynı vaka analizini defalarca okudum. Sonuç olarak; konsept güçlü, ama kitap bu konsepti gereksiz yere şişirilmiş, tekrara boğulmuş bir hale getirmiş. Bağlanma stillerini merak edenler için bir özet makale muhtemelen aynı bilgiyi çok daha az zaman kaybıyla verir.
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20186bin okunma
Reklam
Reklam