10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
️2. Mahmut zamanı, Vaka-i Hayriye'nin yaşandığı zamanlar, zindanda bir müderris, arastada bir mücellit, Kapalıçarşı'da bir elmastıraş, bir cündi, bir de hırsız ama gönül hırsızı; dünyanın en göz alıcı mücevherinin peşinde. ️Her zamanki gibi İskender Pala'nin kalemine hayran oldum. Kitap resmen bir sarmal gibi bir bölümün bittiği cümleden diğer bölüm başlamış ve sanki sona geldiğinde tekrar başa döndük. Her karakter, içinde hazineler saklayan bambaşka bir kuyu. Özellikle aşık hırsız çok hüzünlü. Son sayfalarda gözlerim doldu ve çok şaşırdığım olaylar yaşandı. Gerçekten kitabı çok sevdim ve çok sayıda Osmanlıca kelime ekledim heybeme. Ve sanırım bu kitapta İskender Pala'nın oğlunun da desteği var. Galiba yerini oğluna bırakacak üstad. #okudumbitti
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,374 okunma
Vakit Kaybı
Puan vermedi·239 syf.··
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 21:12
Bağlanma'yı bitirdim ve hâlâ ne öğrendiğimi anlamış değilim. Kitabı elime aldığımda bağlanma stilleri konusunda derinlikli bir analiz bekliyordum. Ama 239 sayfa boyunca aslında üç kavramın (güvenli, kaygılı, kaçıngan) etrafında dönüp duran, sürekli aynı örnekleri farklı isimlerle tekrar eden bir metinle karşılaştım. Her bölümde aynı şablon: bir vaka anlatılıyor, "işte bu kaygılı bağlanma stilinin tipik bir örneği" deniyor, sonra bir sonraki bölümde neredeyse birebir aynı senaryo, sadece kahramanların isimleri değişmiş şekilde tekrar karşıma çıkıyor. Sanki yazarlar bir fikri olabildiğince çok sayfaya yayma derdindeymiş gibi hissettim. Asıl can sıkıcı olan şu: kitap sürekli "bilimsel araştırmalara dayanıyor" vurgusu yapıyor ama gerçek bir derinlik sunmuyor. Bağlanma teorisinin kendisi ilginç ve değerli bir çerçeve, fakat bunu zaten bir makaleyle, hatta birkaç paragrafla anlatabilirlerdi. Kitap boyunca aynı cümleleri farklı kelimelerle yeniden yazıp durdular: "kaygılı bağlananlar onay arar", "kaçıngan bağlananlar mesafe koyar" — bunu kaçıncı kez okuduğumu saymayı bıraktım. Pratik öneriler kısmı da aynı sorunu taşıyor: somut, uygulanabilir adımlar yerine genel geçer tavsiyeler ("ihtiyaçlarını net ifade et", "iletişim kur") sayfalarca tekrarlanıyor. Bir öz-yardım kitabından beklediğim, beni gerçekten düşündürecek, yeni bir bakış açısı kazandıracak içerikti; bunun yerine aynı testi, aynı listeyi, aynı vaka analizini defalarca okudum. Sonuç olarak; konsept güçlü, ama kitap bu konsepti gereksiz yere şişirilmiş, tekrara boğulmuş bir hale getirmiş. Bağlanma stillerini merak edenler için bir özet makale muhtemelen aynı bilgiyi çok daha az zaman kaybıyla verir.
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20186bin okunma
Reklam
9/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 11:34
İyi Hissetmek – David D. Burns "(...) bu eserin benim için bir başucu kitabı olmaya aday olduğunu düşünmekteyim." Merhaba kitap dostları. David D. Burns'ın "İyi Hissetmek" isimli kitabını nihayet bitirdim ve içimdeki en net duygu şu: bu kitap, sadece bir "kendine yardım" kitabı değil. Aklın ve ruh sağlığının nasıl tamir edilebileceğine dair yazılmış pratik bir rehber. Kitap tam olarak ne anlatıyor? Kısacası, modern psikolojinin etkin yöntemi Bilişsel Davranışçı Terapi‘yi (BDT) anlaşılır bir dille evimize taşıyor. Burns, depresyon ve anksiyete gibi sorunların duygusal iniş çıkışlarını yönetmek için yıllar içinde test edilmiş, bilimsel geçerliliği kanıtlanmış araçlar veriyor. Türkçe çevirisinin alt başlığı ne kadar iddialı bir eser olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor: "Depresyonun Etkinliği Klinik Olarak Kanıtlanmış İlaçsız Tedavisi". Peki bu iddialı başlık inandırıcı mı? Kesinlikle evet. Kitabın ilk sayfalarında bu yöntemlerin üzerine yapılmış bilimsel araştırmaların sonuçları anlatılıyor. Hatta kitabın kendisi üzerinde yapılan bir araştırmada, kitabı alan hastaların depresyon puanlarında çok kısa sürede dramatik düşüşler olduğu ortaya konuyor. İşte bu yüzden elimde somut bir kanıt tutuyormuşum gibi hissettim. İtiraf etmeliyim ki, okurken tekdüze veya yorucu gelebilecek kısımlar da oldu. Vaka analizleri ve olay örgüleri yer yer akıcılığı bölse de, bunların hepsinin bir amaca hizmet ettiğini düşünüyorum. Yazar, teorik bilgileri gerçek insan hikâyeleri ile somutlaştırmaya ve aklımızda canlandırmaya çalışmış. Peki ya her şeyden önemlisi, bu kitap bana ne kattı? Bu kitap bana, ruh halimizin aslında düşüncelerimizin bir yansıması olduğunu öğretti. Duygusal çöküş anlarımda artık 'neden' diye sormuyorum, 'neyi yanlış düşünüyorum' diye sorgulamaya başlıyorum. Kendi
1000Kitap
İyi HissetmekDavid Burns · Psikonet Yayınları · 201815,5bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 2. kitabı
Haziran ayı programımızın ikinci haftasında inceleyeceğimiz modern bir kült: Dövüş Kulübü. Tüketim çılgınlığına, modern sistemin insanı tek tipleştiren çarklarına ve kimlik arayışına distopik, yeraltı bir pencereden bakan bu sarsıcı eserin künyesi ve sinematik detayları şu şekildedir: ​ Kitap Künyesi ​Kitap Adı: Dövüş Kulübü (Fight Club) ​Yazar: Chuck Palahniuk ​Orijinal Basım Yılı: 1996 ​Türkiye'deki Yayıncı: Ayrıntı Yayınları ​Sayfa Sayısı: ~224 (Baskıya göre küçük değişiklikler gösterebilir) ​Çevirmen: Elif Özsayar ​Tür: Roman / Yeraltı Edebiyatı / Psikolojik Kurgu ​ Film Künyesi ​Film Adı: Fight Club (Dövüş Kulübü) ​Yönetmen: David Fincher ​Vizyon Yılı: 1999 ​Başroller: Brad Pitt (Tyler Durden), Edward Norton (Anlatıcı), Helena Bonham Carter (Marla Singer) ​Süre: 139 Dakika ​IMDb Puanı: 8.8 / 10 ​ Kitap ile film arasındaki anlatım dili, son kısımlardaki kurgusal farklılıklar ve David Fincher'ın beyaz perdeye aktardığı o eşsiz kaotik atmosfer, yazılı analizlerimiz için harika bir malzeme sunuyor. Bireysel okuma ve izleme sürecinizde Tyler Durden karakterinin sosyolojik alt metnine dikkat etmeyi unutmayın! ​Keyifli okumalar ve iyi seyirler dileriz. SENTEZ ENTELEKTÜEL OTURUM | AYIN KİTABI KİTAP KİMLİĞİ Kitap Adı: Dövüş Kulübü (Fight Club) Yazar: Chuck Palahniuk Tür: Kurgu Sayfa Sayısı: 224 Odak Noktası: Tüketim Çılgınlığı, Kimlik Karmaşası, Nihilizm ve Modern Yabancılaşma ​ Soru: Yazarın bu eserde inşa ettiği düşünce dünyası, bugünün modern insanı için bir "çözüm" mü sunuyor, yoksa sadece "sorunu" mu derinleştiriyor? Cevap: Palahniuk, mobilya kataloglarında kaybolan modern insanın uyuşmuşluğunu yıkmak için şiddeti, acıyı ve dibe vurmayı bir uyanış yöntemi olarak sunar. Ancak Tyler Durden'ın vaat ettiği bu "özgürlük", sistemi yıkmaya çalışırken kendi faşizan
1000Kitap
Dövüş KulübüChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 202011,4bin okunma
Projemiz Hayat Derneği
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:58
Mükemmel olmak isteyen anne- babalara her şeye farklı bir açıdan bakmalarını öğütleyen bu kitap , çocukla doğum anından itibaren başlayan iletişim sürecini adım adım takip edecek, vaka analizleriyle ebeveynlerin nerede hata yaptığını görebiliriz.
Duygu ve Düşünce
Geleceğe Dokunan AnnelerProjemiz Hayat Derneği · Epsilon Yayınevi · 202039 okunma
Puan vermedi·158 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Bir kitaba yapılabilecek övgülerden biri o kitabı tekrar okuma isteğidir. Şeyh ve ayna, Bir ses gelseydi eğer, doğmak ve ölmek, Deli Dumrul ve dünyeviliğin ötesi, Türk ve müslüman olmak , Solaris, Üçüncü Sır başlıklı bölümler bulunmakta . Kitapta en çok öne çıkan ve beni etkileyen tasarımsal bir vaka " Bir Ses Gelseydi Eğer " idi. Diğer kısımların dili çok akıcı değil ve özellikle Türk-müslüman kimliği ve vahiy konusunda tekrar tekrar okunmalı. Çünkü bazı yerler çok subjektifti. Baştaki vakalardaki terapist kimliğinin öne çıkmasından sonra dini konulardaki öznelliği yer yer rahatsız etti . Kitap baştan sona doğru bireyin bu dünyadaki 'kim'liğinden hareketle 'ne'liğine doğru bir anlatı yaparak ve yazarın da ifade ettiği gibi, insanın hayatında aşkın bir anlam bulmadan psikiyatrinin de çaresiz kaldığı anlamsızlık ve boşluk hislerinin tam anlamıyla giderilemeyeceğini söylüyor. Okunmaya değer, sadece Bir ses gelseydi eğer kısmı için bile değer.
Şeyh ve ArzuSaffet Murat Tura · Metis Yayıncılık · 2002145 okunma
Reklam
Reklam