Çok nostaljik bir kitap benim için. Yıllar sonra tekrar okumak evimdeymişim gibi hissettirdi. Aktı gitti gerçekten. Alice'e "Sen kimsin?" diye sorulduğunda kendi de kim olduğunu anlayamadığını, gerçekliğini kaybettiğini görüyoruz. Kendini sorgulaması gibi felsefi tarafları güzeldi. İçerdiği göndermeler sebebiyle birçok ülkede yasaklanmış. Yazar aynı zamanda matematikçi olduğu için matematiksel, mantıksal ilişkileri de görüyoruz kitapta. Masallardan aşina olduğumuz şekilde, her yerde 3 rakamı geçiyor. Ama bir yandan da masalın kalıplarını yıkan bir kitap. Kitapta ders çıkarma, öğüt verme gibi bir amaç yok. En büyük örnek de Düşesin herşeyden bir ders çıkarma isteğine karşılık Alice'in "Belki de buradan çıkarılacak bir ders yoktur." demesi ve kalıpların dışına çıkması. Ayrıca kurgulanan evren ve karakterler de çok derinlikliydi. Düşes'ten okur olarak birçok kişi tiksinmiştir mesela. Ya da Cheshire Cat'in verdiği tekinsizliği herkes hissetmiştir. Sıkıcı bulduğum yerleri oldu ama bunun nedeni Absürt Edebiyat olduğu içindir sanırım. En sevdiğim karakter Cheshire Cat.
"ve buradan çıkaracağımız ders: 'Göründüğün gibi ol' - ya da daha basit bir şekilde söylemek gerekirse: 'Kendini başkalarına göründüğünden ya da görünebileceğinden farklı biri olarak görme ki, başkaları da seni başkalarının gözünde başka biri olmaya çalışan başka biri olarak görmesin.'"