Evren ondan ne anlıyorsan, odur. Önemli olan onunla nasıl bir ilişkin olduğu. Onunla yaşamı yıkan değil, yaşamı destekleyen bir ilişkinin olması senin sorumluluğun.
Sayfa 127·Kitabı okuyor
Bu labirentten hiçbir çıkış yolu yoktur. Siz içinde hareket ederken labirent değişir, çünkü o canlıdır.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Reklam
Eğer bir ilahi varlık olasılığını kabul ederseniz, onu kendini ifşa etme gücünden yoksun bırakamazsınız; herhangi bir mevcudiyet veya "tanrı" terimini hak eden bir varlığın hiç zorlanmadan bu yetiye sahip olacağı açıktır. Buradaki gerçek soru neden tecelli olduğu değil, neden daha fazla tecelli olmadığıdır. Bunu izah edecek kilit kavram deus absconditus, gizli, saklı veya bilinmeyen tanrı fikridir. Bir nedenle Jung bunu dile düşmüş bir fikir olarak görür. Ama eğer Tanrı varsa nadir tecellileri istisna olmak üzere bir deus absconditus olmalıdır, aksi takdirde hiç yoktur. İkinci görüş, nadiren görülmelerine rağmen tecelliler olmasa, daha anlamlıdır. Tek gereken kesin doğrulanmış bir tecellidir ve ikinci görüş hemen geçersiz kalır.
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Amaç yaşayanlardan oluşan bir topluluk yaratmaktır. Birey "bütünün bir organıdır". Bütün de "bireyin bir organıdır". Bi­rey ve bütün birbirlerine nüfuz eder. Novalis, yalnızlık ve yalı­ tımın insanları nihai olarak hasta ettiğine inanır. Şiir iyileştiri­ci bir sanattır, "aşkın sağlığı inşa eden büyük bir sanattır". No­ valis böylece şairi "aşkın bir hekim" konumuna yükseltir.
Alıntı
. Fenomenal dünya mevcut değildir; o, zihin tarafından işlenen bilginin bir tezahürüdür. . . .
Adalet ertelenmez, mükemmel bir hakkaniyet hayatın her alanındaki dengeyi ayarlar.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam