“Ölüm! Evet, ölüm! Hiçbiri bilmiyor, bilmek de istemiyor, acimiyor bile.Umurlarinda degil, oysa onlar da ölecek. Ne aptalca. Önce ben ölecegim, onlar daha sonra, ama onlarin da başına aynı şey gelecek. Oysa onlar gülüp egleniyor.”
"Körbagirsakmis, böbrekmis... bunlarla hic igisi yok!
Yaşam ve... ölüm! iste o kadar! Yasiyordum... bir yaşamim vardi, ama şimdi usulca elimden kayiyor ve ben onu tutamiyorum. Evet. Ne diye kendimi aldatayim? Benden başka herkes bilmiyor mu ölmekte oldugumu sanki... Bu hafta mi, gelecek hafta mi; bugun mu yarin mi? Sorun bundan ibaret! Belki de bugün, şimdi! Az önce aydinlıktı ortalk,şu anda karanlık. Simdi buradayim, az sonra orada olacagim. lyi de orasi neresi?"
Aslinda her sey, gerçekte o kadar zengin olmadiklari halde zenginlere benzemek isteyen, bu yüzden de ancak birbirlerine benzeyebilen insanlarinki gibiydi.