Nur Çetin

Nur Çetin
İngilizce Öğretmeni
Antalya
312 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Nur Çetin

, bir kitap okudu
9/10
·672 syf.··
3 günde okudu
·
2026 54. kitabı
Rebecca Yarros
8.7/10 · 6,3bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Geriye dönüp baktığımda, şimdi hep hayal ettiğim gibi yatağımda uyuyan kadın için uçurumun kenarına kadar geldiğim binlerce küçük an olduğunu fark ediyordum.
Sayfa 656·Kitabı okudu
Alıntı
Savaşta insanlar ölür. Bu öyle ozanların söylediği gibi görkemli bir ölüm de değildir. Boyunları kırılır ve altmış metreden düşerler. Kavrulmuş toprak ya da kükürt kokusunun romantik bir yanı yoktur.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Ben ve iflah olmaz o duygusallığım
“Sanki senin için bir şey ifade ediyormuşum gibi haykırdın ve beni hemen oradan çıkardın." "Benim için bir şey ifade ediyorsun.” Ve artık herkes bunu biliyor.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Alıntı
8/10
·296 syf.··
2026 53. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 16:40
İnsanın en kırılgan yerlerine dokunan felsefi bir tartışmanın somut bir hali bu kitap. Okuru rahatlatmaktan çok, sığınılan bahanelerin üstünü çiziyor. Kitabın temel omurgası doğrudan Alfred Adler üzerine kurulu. Hatta kitap boyunca Freud ve Jung’dan çok Adler’in neden daha “özgürleştirici” bulunduğu anlatılıyor. Ve bunu düz bir akademik dille değil, genç bir adam ile filozof arasında geçen diyaloglar üzerinden yapıyor. Bu yönüyle biraz Sofie’nin Dünyası hissi de veriyor: fikirler hikâye içinde tartışılıyor. Freud’un “geçmiş travmaları bugünü belirler” yaklaşımına ciddi bir karşı çıkış var. Adler’in görüşüyle birlikte kitap şunu söylüyor: “İnsan geçmişinin kurbanı olmak zorunda değildir.” Yani travmaların varlığını reddetmiyor ama kişinin hayatını tamamen açıklayan şeyin geçmiş olmadığını savunuyor. Bireysel cesaret, kendini aşma fikri ve “kontrol edemediğin şeyler için kendini tüketme” düşüncesiyle stoacılığı ele alıyor. Kitap çok güçlü fikirler içeriyor ama bazen insan psikolojisini fazla sadeleştiriyor. Özellikle travma, depresyon, çocukluk yaraları gibi konularda Adlerci yaklaşım yer yer fazla sert kaçabiliyor. Ama buna rağmen çok önemli bir şey öğretiyor: İnsan kendisini sürekli savunmayı bıraktığında daha hafif yaşayabilir. İnsanın iç dünyasını didikleyen ama bunu kuru akademik şekilde değil, duygusal ve düşünsel bir yolculuk gibi diyerek toparlıyorum o halde.
Duygu ve Düşünce
Kendinle Savaşma SanatıIchiro Kishimi · Koridor Yayıncılık · 20192,507 okunma