Bazı heceleri, hatta bazen heceleri de değil, bazı söylenmemiş sesleri, bir a'yı, bir u'yu söylemek için kurulmuş olduğumuzu hisseder, sonra bozuluruz. Hatta en büyük düşüncelerin bile işkembelerini açtığın zaman, onların da içlerine, tenekeden bir motorun özenle yerleştirilmiş olduğu, kepekle doldurulmuş kuklalar olduklarını görürsün.