Yazarın hayatı da en az kitap kadar ilginçti ve merak uyandırdı. Yazarın hayatının anlatıldığı giriş kısımları ve birkaç mektup da dahil olmak üzere kitapta birkaç bölüm var. Ve asıl hikaye aslında kitabın yarısından da az olmak üzere küçük bir kısmını oluşturuyor. Bu nedenle oldukça kısa ve öz bir hikaye olduğunu söyleyebilirim. Bu hikayenin vampir mitinin öncülerinden olduğunu da kabul ederek kısalığının ve özlüğünün beni rahatsız etmediğini de söylemeliyim. Ben oldukça tadında bir hikaye okuduğumu düşünüyorum. Gayet akıcıydı ve süreç içerisinde tahmin edilebilir şeyler olduğu kadar merak uyandırmaya da devam ediyordu. Sadece vampir karakterimizin hayatını ve duygularını da daha fazla bilmeyi isteyebilirdim. Ama bu eserde, vampirin kurbanların gözündeki canavar tasvirini vurguladığı bir hikaye örgüsü olduğundan dolayı, gizemin korunmaya çalışılmasını da anlayabiliyorum. Bu nedenle bu açıdan yazarın seçimine de saygı duyuyorum. Kısacası kısıtlı bir vaktinizde veya keyifli bir yolculukta çerezlik bir kitap okumak istiyorsanız tam da öyle bir kitap olduğunu söyleyerek bitirmek istiyorum.