Aslında O-Tama'nın "hınç" dediği şeyde, dünyaya ya da insanlara karşı nefret duygusu bulunmuyordu. Aksine öfkelendiği tek şeyin kendi yazgısı olduğunu söyleyebiliriz. Kendisi fena bir şey yapmadığı hâlde insanlarca kötü görülmekten kurtulamıyordu. Ona acı veren şey buydu.
Şunu bilin ki dostum, iki yıldan beri, bu kadını görmek garip bir etki uyandırıyordu bende.
Neden olduğunu anlayamıyordum ya rengim atıyor, yüreğim hızla çarpıyordu. Ruhsal konularla uğraşan bir dostum vardır, o olsa, sıvıların karşılıklı eğilimi diye adlandırırdı bunu; bense, 'Marguerite'e âşık olmak alnımın yazısıydı da ondan' diye düşünüyorum, önceden seziyordum bunu.