Sıla

Sıla
@vantablack0
null
Doktor
null
null, 26 Ağustos
90 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı

Sıla

, bir kitap okudu
Puan vermedi·519 syf.·
2025 15. kitabı
Elena Ferrante
8.8/10 · 1.868 okunma
Reklam
Önceden var olmayan kelimeleri bulmak ve sonunda başka bir insanla en derin acılarını ve duygularını paylaşmak. Bu yaşayabileceğimiz en etkili deneyimlerden biridir ve sözlerle yankılanmanın keşfedilmesi, dile getirilmesi ve algılanması travmanın neden olduğu yalnızlığın iyileştirilmesinde esastır. Özellikle de yaşamımızdaki insanlar bizi göz ardı edip susturduysa. Tam anlamıyla iletişim kurmak travma yaşamanın zıddıdır.
Bakıcılar, genelde uyumsuz olduklarını fark etmezler. Beatrica Beebe'nin bana gösterdiği videoyu canlı bir şekilde hatırlıyorum. Bu, üç aylık bebeğiyle oynayan bir annenin videosuydu. Bebek, bir molaya ihtiyacı olduğunun işaretini vererek geri çekilip kafasını çevirene dek her şey iyi gidiyordu. Ancak anne, ipucunu görmedi ve yüzünü bebeğe daha fazla yaklaştırarak ve sesini yükselterek çocuğun ilgisini çekme çabalarını yoğunlaştırdı. Bebek daha fazla geri çekildiğinde, anne bebeği hoplatmayı ve dürtmeyi sürdürdü. Sonunda bebek bağırmaya başladı, bu noktada anne bebeği yerine koydu ve hüzünlü bir şekilde uzaklaştı. Kadın gözle görülür bir şekilde kendini kötü hissediyordu ancak ilgili ipuçlarını gözden kaçırmıştı. Sürekli olarak tekrar eden bu tür bir uyumsuzluğun aşamalı olarak nasıl kronik kopukluğa neden olabileceğini anlamak kolaydır. Kronik olarak bebeğini sakinleştiremeyen ve keyifli bir yüz yüze iletişim kuramayan bir anne, büyük olasılıkla çocuğunu zor olarak adlandırır, kendisini başarısız hissettiren çocuğu rahatlatma çabalarından vazgeçer.
Anne, bebeğin dürtülerini ve ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, "Bebek, annenin kafasındaki bebek algısını yansıtmayı öğrenir". İçsel algılarını önemsememek zorunda kalmak ve bakıcının ihtiyaçlarına uyum sağlamak, çocuğun "yanlış olan şeyi" olduğu gibi algılamasına neden olur. Fiziksel uyum eksikliği yaşayan çocuklar, zevk, amaç ve yön gibi üzerinde oturdukları bedenlerinden doğrudan gelen geri bildirimleri kapatmaya yatkın olurlar.
Görülmemek, tanınmamak, ve kendini güvende hissetmek için sığınacak bir yerinin olmaması, her yaşta yıkıcıdır ancak bu durum, özellikle, dünya içindeki yerini arayan küçük çocuklar için daha da yıkıcıdır.
Reklam