Yetişkinler olarak, ilişkiler kurmaya başlayınca, her seferinde bize çocukluktan bildiğimiz o kucaklayıcı ve özgeci sevgiyi verebilecek birini aramamız şaşırtıcı değildir o halde. Bu sevgiyi bulmanın bu kadar zor görünmesine, insanların bize nasıl yardım etmeleri gerektiğini pek bilmemelerine içerleyip hüsrana uğramamız da şaşırtıcı değildir. Neye ihtiyacımız olduğunu sezemedikleri için başkalarına kızabilir ve bu yüzden onları suçlayabiliriz, bir ilişkiden bir diğerine atlayıp durabiliriz, bir sevişmeyi baştan sona sığlıkla suçlayabiliriz -ta ki bu Donkişotvari arayışlarımızdan vazgeçip yetişkinlerin mesafeliliğine benzeyen bir konuma varıncaya kadar. Bu özlemden kurtulmanın tek yolunun, kusursuz sevgi talebinden ve her seferinde sevginin eksiklerini kaydetmekten vazgeçmek olduğunu anlayıncaya kadar. Sevgiyi (belki küçük bir insana) hiç sakınmaksızın, kıskançça bu bize nasıl geri döner diye hesaplar yapmaksızın vermeye başlayana kadar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çocuk, yetişkine sevgi konusunda bir şey daha öğretir: hakiki sevginin, büyük bir fedakarlık göstererek, ilk bakışta sıkıntı verici ve itici görünen davranışın altında aslında her an ne yatıyor olabileceğini sürekli yorumlamaya çalışmanın gereğini.
...
Bu sezgiyi yetişkinlik ilişkilerimize de biraz olsun aktarabilsek, bu ilişkilerde de huysuzluk ve fenalığı görmezden gelip bunların altında hemen her zaman korku, kafa karışıklığı ve bıkkınlık olduğunun anlayabilsek ne güzel olurdu. İnsan soyuna sevgiyle bakmak böyle bir şey herhalde.
Toplum, insanın içine oturan bir inancı devam ettiriyor: Son kertede, bir neslin diğerine hayat hakkında akla uygun bir biçimde anlatabileceği pek az şey var.
Gerçek aşıklar birbirini oldukları gibi kabul etmeye asla razı gelmezdi. Tembellikle ve korkaklıkla, ilişkinin bütün amacına ihanet etmek olurdu bu. Zira kendimizi geliştireceğimiz ve başkalarına öğreteceğimiz bir şeyler hep vardır.