Tam da partnerimizden bizi ürküten, sarsan veya bezdiren pek az şey duyarsak kaygılanmaya başlamalıyız. Çünkü bu durum -ister düşüncelilikten ister sevgimizi kaybetmek gibi hazin bir korku yüzünden olsun- bize nazikçe yalan söylediğinin veya karşımızdakinin hayal gücünü bize tamamen açmadığının en keskin göstergesi olabilir. Ümitlerimizle bağdaşmayan bilgilere -kendimize rağmen- kulak tıkadığımız ve böyle yaparak ümitlerimizi daha da tehlikeye attığımız anlamına gelebilir.
"Zihninin bütün o acayip sapak ve dolambaçlarını anlayıp kabullenmek istiyorum. Asla her istediğin şeyi yapamayacağım, asla tam anlamıyla istediğin gibi biri olamayacağım; aynı şekilde sen de. Ama birbirine gerçekten kim olduğunu anlatmaya cüret edecek insanlar olabileceğimizi düşünmek istiyorum. Bunun alternatifi aşkın asıl düşmanları olan sessizlik ve yalanlardan ibaret."
İyi bir dinleyici olmak kendini iyi ifade etmek kadar ender rastlanan ve bir o kadar önemli bir özelliktir. Burada da asıl mesele fevkalade bir kendine güvendir; birtakım yerleşik varsayımları kökten sarsabilecek bir bilginin sizi yolunuzdan saptırmasına izin vermeme veya bunun ağırlığı altında ezilmeme becerisidir. İyi dinleyiciler, kimilerinin zihinlerinde bir süreliğine kaosa yol açabilen şeyler söz konusu olduğunda yaygara koparmazlar. Daha önce de kendilerini böyle bir halde bulmuşlardır ve her şeyin nihayetinde tekrar eski haline dönebileceğini gayet iyi bilirler.
İnsanın kendini iyi ifade etmesi esasen karakterinin daha sorunlu veya alışılmadık tarafları karşısında sağlam durma becerisine dayanır. Böyle insanlar güvenlerini kaybetmeden veya kendilerinden nefret etmeden öfkeleri, cinsellikleri ve revaçta olmayan, tuhaf, demode görüşleri zerine kafa yorabilirler. Kendilerini açık seçik ifade edebilirler çünkü kabul görecekleri gibi paha biçilmez bir anlayış geliştirebilmişlerdir. Kendilerini yeterince sabır ve hayal gücüyle sunmalarını sağlayacak şeylere sahip oldukları sürece, başkalarının iyi niyetini kazanmaya layık ve muktedir olduklarını düşünecek kadar kendileriyle araları iyidir.
Kendini ifade edebilen bu kişiler çocukken, onları koruyup kollama vazifesini her açıdan pek hoş, hatta kusursuz olmalarını talep etmeksizin sevmiş kişiler tarafından yetiştirilme şansı yakalamış olmalı. Böyle ebeveynler yavrularının kimi zaman -en azından bir süreliğine- yabansı, şiddete meyilli, öfkeli, fitne fücur, garip veya buruk olabilecekleri, yine de aile sevgisi çevresinde bir yeri hak ettikleri fikrini kabullenmeyi becermiştir. Dolayısıyla öylesine paha biçilmez bir cesaret membaı yaratırlar ki bunun faydasını gören çocuklar yetişkin hayatlarında nihayetinde itirafta bulunabilen ve lafı dolandırmadan diyaloğa girebilen kişiler olurlar.