“Sanırım karanlık bir kömürlükte
Güneşli bir sabahtın. İçime dokunan
Bir halin vardı Ölüme benzeyen
Gözlerimin buğusuna yazamadığın
adın vardı. Rutubet kokusuna sıkışan.”
“Her şeyin kırığının alındığı
Voltajı düşük fakirhaneler gibiydik .
Kırık pirinç, kırık yumurta… Semt pazarından ucuza.
Kalbin kırıklığından söz etmeye sıra bile gelmiyordu.”