Kitabın başlığı iyi ve merak ettiriyor. O yüzden daha fazlasını bekliyordum açıkçası.
Kitap okunuyor, akıyor, kendinizden bir şeyler buluyorsunuz — bunlar var. Ama “bu hikaye senden uzun” diyebilecek kadar cesur bir başlığın arkasında daha katmanlı bir şey arıyordum. Duygusal samimiyet güzel, dil rahat; ancak derinlik hissini şairaneliğe bırakmış gibi. Ben edebi bir yoğunluk bekliyordum, his akışı buldum.
Hafif bir okuma olarak yeterli.
Olamaz, böyle konuşmaz insan
Nedir bu yüz asmak
Hele baba bu ne ağır lisan
Ne söyler bu susmak
Hangi salaya çıkar bu ezan
Ölüm kaç basamak
En son ümide izin biter
Abdest alır babam
Yatsı kılınır, yasin biter
Anam artık kavram
Anamın yüzü mehtap mehtap
Şekli var, hazzı yok
Anamın sözü kitap kitap
Dili var, ağzı yok
Anamın özü bitap bitap
Eli var nabzı yok
“Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…”