Mahir'i terörist olarak görmeyenler utanır mı bilmem fakat Mahir bu eserde yer alan toplu yazılarında başlattığı "savaş" in genel çerçevesini çiziyor. Hareketi şehirlerden başlatarak kırlara yayıyor. Yani temelinde köylü olan proleter bir hareket diyebiliriz. Ayrıca Mihri Belli den Aren e Behice Boran dan neredeyse Denizlere kadar herkesi oportünistlikle suçluyor. THKPC örgütünün tüm amaçlarını ve yayın örgütü olan Kurtuluş un yayınlarini kitapta bulmak mümkün.
"diğer kötülükler içinde en kötüsü kusurlarımızı değiştirmektir, zira böylece en azından bildiğimiz bir kötülüğü sürdürme şansımızı da yitiririz." (ss 33-34)
Bir çocuk kaç ölüm görürse aklını yitirir ya da kaç izdiraptan sonra?...
2. Dünya Savaşı sürerken bir çocuğun başından neler geçebilir?...
Son zamanlarda okuduğum yer yer kanımı donduran ama bir solukta bitirdiğim bu kitap tüm bunların cevabını veriyor.
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,5bin okunma
Rus devrimi, tüm Marksistleri şaşırtmıştı. Marx ve Engels devrimin önce Avrupa'da gerçekleşeceğini ardından da diğer coğrafyalara dağılacağını öngörüyordu. Oysa Rusya, çarlık döneminden gelen serf sorunları ve akabinde işçi köylü problemleri ile mevcut otoriteyi yıkmayı amaçlayan bir hâle bürünmüştü. Bu durumda ellerinde iki seçenek vardı; ya Bakunin tarzı anarşist bir yapı kuracaklardı ya da kendi kökenlerinde de yer alan ve adına volya dedikleri eşitlikçi, sosyalist bir düzeni kuracaklardı. 1905 yılında yaşanan Kanlı Pazar la birlikte Çar tüm meşruiyetini yitirdi ve 1. DS girme kararı alması ile birlikte zaten alt yapısal olarak hazırlanan sol direniş 1917 de önce Şubat, ardından Ekim devrimi ile Sovyetlerin kuruluşunu hazırladı. Bolşeviklerin bu devrimde payı nedir tartışılır... Fakat Lenin Marksist devrime "öncü parti" fikrini getirdi. Bu fikir elbette ki kendiliğinden oluşmadı. Rusların 1880 lerden beri gelen deneyimleri Lenin e şunu gösterdi ki işçi sınıfı bir öncü/devrimci liderlik olmadan kendi kendine örgütlenemez... Işte bundan sonra Türkiye'de de göreceğimiz gibi öğrenci/aydın sol kesimin köylere giderek (örn Tikko-Kaypakkaya) köylüyü eğitme çabasına girmesi tamamen Rusya deneyimine dayanmaktadır. Sonuç olarak Rus devrimleri bize Marksizmin vücut bulmuş bir halini sunarak sosyalist devrimin gerçekleşebileceği fikrini aşıladı.
Paris Komünü, Marx ve komünistler tarafından yanlış yorumlanarak ilk işçi direnişi olarak görülmüştür. Oysa ki Paris halkı açlığın pençesinde ve Almanların saldırı altında yalnızca hayata tutunmaya çalışmıştır. Paris sokaklarında günlerce yaklaşık 20 bin kadar Parislinin kanının aktığı söylenir....
Bu kadar komünizmden bahsedince Thomas More'a da atıf yapmadan geçmek istemem. "Hiçbir şey kimsenin öz malı olamayacak, her şey herkesin malı olacak.". Peki 19. ve 20.yy da bu denli ünlü olan, devrimlere imza artıran komünizm 21.yy da öldü mü? Ya da sizce komünizmin temelleri Platon'un Devlet'ine kadar dayandırılabilir mi?
Hepsinden öte bu kitap komünizm hareketi gibi görülen Komün döneminin acı yansımaları ile dolu.