“Örümcek senin için nasıl bu kadar kıymetli bir dost oldu?” “Gençliğimizde birlikteydik, Pentos’ta iki yeşil delikanlıydık.” “Varys, Myr’den geldi.” “Öyle. Ona, gelişinden kısa bir zaman sonra, köle tacirlerinden bir adım önce rastladım. Gündüzleri kanalizasyonlarda uyuyordu, geceleri bir kedi gibi çatılarda geziyordu. Ben de hemen hemen onun kadar yoksuldum, lekeli ipekler içinde bir eşkıyaydım, kılıcımla yaşıyordum. Havuzumdaki heykeli görmüşsündür belki? O heykeli, ben on altı yaşındayken Pytho Malanon yaptı. Hoş bir şey, lâkin onu görünce ağlıyorum artık.” “Yıllar hepimizi harabeye çeviriyor. Hâlâ burnum için yas tutuyorum. Fakat Varys...” “Myr’de hırsızların prensiydi, rakip bir hırsız onu gammazlayana dek. Pentos’ta aksam yüzünden mimlendi. Bir hadım olduğu anlaşıldığında hor görüldü ve dövüldü. Onu korumam için neden beni seçti hiç bilmiyorum ama onunla bir anlaşmaya vardık. Varys, daha ehemmiyetsiz hırsızları gözleyip onların çaldıklarına el koydu. Ben, önemsiz hırsızların kurbanlarına yardım önerdim. Çalınan değerli eşyalarını belli bir ücret karşılığında kurtaracağıma dair söz verdim. Çok geçmeden, hırsızlıktan muzdarip olan her adam bana gelmesi gerektiğini öğrendi. O arada, şehrin haydutları ve yankesicileri Varys’i arıyordu... yarısı onun boğazını kesmek için, diğer yarısı da çaldıkları şeyleri ona satmak için, ikimiz de zengin olduk Varys farelerini eğitirken daha da zenginleştik.” “Varys, Kral Toprakları’nda küçük kuşlar beslerdi.” “O vakitler onlara fareler diyorduk. Yaşlı hırsızlar, gecenin ganimetini şaraba dönüştürmekten öte düşüncesi olmayan aptallardı. Varys öksüz oğlanları ve genç kızları tercih etti. En ufak tefek olanları seçti, hızlı ve sessiz olanları. Onlara, duvarlara tırmanmayı ve bacalardan aşağı kaymayı öğretti. Onlara okumayı da
Bilim
"Kuantum dolanıklığı, iki veya daha fazla parçacığın birbirleriyle bağlantılı hale gelmesi durumudur" Kara madde ile kara enerjinin birbirine oranları aynı zamanda evrenin gelecekteki tarihi hakkında da bilgi vermektedir.Eğer kara enerji baskın olursa evren büyük parçalanma ile son bulacak,eğer kara madde daha yüksek oranda çıkarsa evren kendi içine çökecek,son olarak bunların oranı birbirlerini dengeleyecek şekilde çıkarsa evren düz evren olan bir süreçte, genişlemeye devam edecektir. ((Cern ve büyük patlama//Kerem cankoçak)) Kuantum fiziğinde nedensellik çalışmaz. Her olayın belli bir nedeni yoktur. Olurlar sadece. Bizim kafamızdaki nedensellik kavramı çok eskiden kalan bir şartlanmadır. Aristoteles her şeyin bir ilk nedeni olması gerektiğini söylüyordu. Neden öyle olsun ki ? Fizikteki yasalar bile aslında bir simetri Kırınımı sonucu ortaya çıkarlar. Çünkü tamamen simetrik evrende hiçbir şey meydana gelmez. Aslında fizikte hiçlik de yoktur, hep bir varoluş vardır. Bu varoluş sırasında ne olacağı tamamen rastlantısaldır.. ((Cern ve büyük patlama//Kerem cankoçak)) Kütle,bir enerji biçimidir.Daha ağır kütleli parçacıklar elde etmek için,düşük kütleli parçacıklar çok büyük kinetik enerji kazandı rılacak,hızlandırıcı üzerinde bulunan dedektörlerin içlerinde çarpıştırılır.Bir parça çığın momentumu,dalga boyu ile ters orantı lıdır.Parçacık hızlandırıcıları,bir parçacığın momentumunu arttırmak,dalga boyunu azaltmak için kullanılır.Dalga boyu ne kadar küçük olursa,hedef hakkında o kadar çok bilgi edinilebilir.Hızlandıcıda,çarpıştırılan parçacıklar kazandıkları kinetik enerji ile yeni parçacıklar oluştururlar.Bu sayede ağır kararsız parçacık yaratılabilir ve özellikleri incelenebilir,parçacık bozunum ürünleri incelenerek bunlardan parçacıkların
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
game of thrones // taht oyunları – 1. sezon (2011) yaratıcılar: david benioff & d. b. weiss dayandığı eser: george r. r. martin'in a song of ice and fire serisi oyuncular: sean bean (ned stark), mark addy (robert baratheon), lena headey (cersei lannister), peter dinklage (tyrion lannister), emilia clarke (daenerys targaryen), kit harington (jon snow), nikolaj coster-waldau (jaime lannister), sophie turner (sansa stark), maisie williams (arya stark) bu sezon, buzun soğuk dürüstlüğüyle ateşin yakıcı ihtirasının karşı karşıya geldiği bir açılış. westeros'un dengesi, bir adamın –ned stark'ın– şerefiyle sınanıyor. bölüm 1 – winter is coming kuzey'in ağır kışında stark ailesiyle tanışıyoruz. duvar'ın ardında bir tehdit yükseliyor. güney'de ise kral robert, eski dostu ned'den yardım istiyor. ilk bölüm, buz gibi bir uyarı: “tehlike içerden değil, dışardan geliyor.” # : “kış geliyor derken, aslında insanların kalbine inen soğuktan bahsediliyordu.” bölüm 2 – the kingsroad kral'ın yolu, stark çocuklarını ayrılığa hazırlıyor. arya'nın asi ruhu, sansa'nın hayalci kalbi ilk kez belirginleşiyor. bran'ın kaderi, bir düşüşle mühürleniyor. bu bölümün alt metni: çocukluk hayalleri, krallığın gerçeğiyle çatıştığında kırılır. # “bir düşüş bazen insanın kaderini çizer.” bölüm 3 – lord snow jon snow, gece nöbetçileri arasında ilk sınavını veriyor. tyrion'un zekâsı, karanlık kalelerde bile ışık saçıyor. arya, kendi yolunu öğrenmeye başlıyor. burada mesaj şu: kimliğini bulmak için önce yalnızlığı öğrenmelisin. “soğukta hayatta kalan, dostunu değil, kendini tanıyandır.” bölüm 4 – cripples, bastards, and broken things bu bölümün adı bile alt metni açıklıyor: kırık, sakat, bastırılmış olanların hikâyesi. tyrion'un bran'e hediyesi, aslında kaderin engellerle değil, iradeyle
“Sör Barristan Selmy’yi Kral Muhafızları’ndan çıkarmak da Joffrey’nin fikri miydi?” Cersei içini çekti. “Joffrey, Robert’ın ölümünden sorumlu tutabileceği birini arıyordu. Varys, Sör Barristan’ı önerdi. Neden olmasın? Bu sayede Kral Muhafızları’nın kumandanı Jaime oldu. Joff da köpeğinin önüne küçük bir kemik attı. Sandor Clegane’e çok düşkün. Selmy’ye arazi ve bir kale teklif ettik, yaşlı bir aptalın hak ettiğinden çok daha fazlaydı bence.” “O yaşlı aptalın, Çamur Kapısı’nda kendisini yakalamak isteyen iki altın pelerinliyi biçtiğini duydum.” Cersei çok huzursuz görünüyordu. “Janos daha fazla muhafız göndermeliydi. Arzu ettiğim kadar ehil bir adam değil.” “Sör Barristan, Robert Baratheon’ın Kral Muhafızları’nın kumandanıydı,” diye hatırlattı Tyrion. “Aerys Targaryen’ın yedi şövalyesinden sağ kalmayı beceren bir o, bir de Jaime var. İnsanlar Sör Barristan’ı, Ayna Kalkanlı Serwyn’e ya da Ejderha Şövalyesi Prens Aemon’a duyduğu saygıyla anıyor. Cesur Barristan’ı Robb Stark’la ya da Stannis Baratheon’la yan yana at sürerken gördüklerinde ne düşünecekler?” Cersei gözlerini kaçırdı. “Bunu hiç düşünmemiştim.”
"Sonuç sizi hayal kırıklığına uğratabilir," dedi Varys. "𝗙ı𝗿𝘁ı𝗻𝗮𝗹𝗮𝗿 𝗴𝗲𝗹𝗶𝗿 𝗴𝗶𝗱𝗲𝗿, 𝗱𝗮𝗹𝗴𝗮𝗹𝗮𝗿 𝘃𝘂𝗿𝘂𝗿, 𝗯𝘂̈𝘆𝘂̈𝗸 𝗯𝗮𝗹ı𝗸 𝗸𝘂̈𝗰̧𝘂̈𝗸 𝗯𝗮𝗹ı𝗴̆ı 𝘆𝘂𝘁𝗮𝗿 𝘃𝗲 𝗯𝗲𝗻 𝗸𝘂̈𝗿𝗲𝗸 𝗰̧𝗲𝗸𝗺𝗲𝘆𝗲 𝗱𝗲𝘃𝗮𝗺 𝗲𝗱𝗲𝗿𝗶𝗺. Lord Slynt'in bayıldığı şarabın tadına bakabilir miyim?"
Tyrion nefesini bırakır bırakmaz, Genç Griff onu kolundan yakaladı. “Ne demek istiyorsun? Ben her şeyim? Bununla neyi kastettin? Ben neden her şeyim?” “Çünkü” dedi Tyrion, “taş adamlar Yandry’yi ya da Ysilla’yı alsalardı, onlar için üzülür ve yolumuza devam ederdik. Seni kaybetseydik, bütün bu teşebbüs mahvolurdu. Peynir tüccarıyla hadımın yıllar boyunca kurduğu hararetli planlar boşa giderdi... öyle değil mi?” Delikanlı, Griff e baktı. “Kim olduğumu biliyor.” Daha önce bilmiyordum, şimdi biliyorum. Utangaç Bakire o vakte kadar Rüya Köprüsü’nün epey aşağısına yüzmüştü. Teknenin arkasında gitgide küçülen bir ışık kalmıştı ve çok geçmeden o da kaybolacaktı. “Sen Genç Griff sin. Paralı asker Griff’in oğlusun,” dedi Tyrion. “Belki de sen, ölümlü maskesi takmış Savaşçı’sın. Dur da daha yakından bakayım.” Meşaleyi yukarı kaldırdı, ışık Genç Griffin yüzüne vurdu. “Kes şunu,” diye emretti Griff, “yoksa pişman olursun.” Cüce onu duymazdan geldi. “Mavi saçlar, gözlerinin mavi görünmesini sağlıyor, bu iyi. Saçlarını annenin hatırasına ithafen boyadığım anlatan hikâye o kadar dokunaklıydı ki az kalsın ağlıyordum. Yine de, bir paralı askerin oğlu, İnanç’ı öğrenmek için neden lekeli bir rahibeye ya da lisan ve tarih öğrenmek için zincirsiz bir üstada ihtiyaç duyar, insan merak ediyor. Ve zeki bir adam, babanın, silah eğitimi alman için seni özgür gruplardan birine göndermek yerine neden vasıfsız bir şövalye tuttuğunu sorgulayabilir. Sanki biri seni gizli tutmak istiyor, sanki seni bir şey için hazırlıyor... ama ne için? İşte muamma bu. Lâkin zaman içinde cevabı bulacağımdan eminim. Kabul etmem gerek, ölü bir çocuk için gayet soylu yüz hatlarına sahipsin.” Çocuk kızardı. “Ben ölü değilim.” “Nasıl olur? Lord babam senin cesedini kırmızı bir pelerine sardı ve seni Demir Taht’ın