"… Bahar geçti de açmadı çiçek badem dalları Bu kara toprak lafzı Şek mi var sende ey mahcub kalbim Ki kollanamazsın bir türlü korkularından ölümün Bir ay tutulmasına bakakalırlığı yüreğe indirerek Geceleri insan karanlığında uyandıran Nabız hallaçlıyan çarpışlarından yoruldum Kıvrımlarını toprağa yaymış Bir beyne vardım Gözüm yere dikilir akraba açken uzanamasın elimiz ekmeğe komşu tasalıysa tasalansız evimiz iştahayla gülünmez bizde azbiraz tebessüm edilir dünya için sevinilse..." Zarifoğlu... youtu.be/QZevhUyQ-Ps?si=...
“+ Yani ölüm ne demek? - Kalbin kan pompalaması durur, beyne kan gitmez, hareket durur, her şey durur. Her şey biter. + Geriye ne kalır? - Bir insan ne yaşamışsa, bu onun anıları ve bıraktıklarıdır. Anılar önemlidir.” 🎞Dekalog 1 / Krzysztof Kieslowski
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir insan kişisel çıkarlarından başka hiçbir şeyle ilgilenmiyorsa, toplumsal bir güzellik için hayatında hiçbir özveride bulunmamışsa, cebinde katlı duran bir şiiri iki insana okumamışsa, üşüyen birinin üzerini örtmemişse ve hep "zararsız" ve hep "yararsız" yaşamışsa iyi olabilir mi hiç..! İyi olmanın da bir şerefi vardır ve herkes duyarlılığı, ahlâkı, bilinci kadar iyidir.. --Yılmaz Odabaşı--
Nasıl yaşamışsa insan, aynı öyle ölür.
Alıntı
Benimki özgürlüğe adanmış bir ömür Nasıl yaşamışsa insan aynı öyle ölür..
Duygusal yükün yüksek olması
İnsan beyni, özellikle duygusal yoğunluğu yüksek olayları kolay kolay bırakmaz: Kişi bir olayı korku, öfke, pişmanlık, özlem gibi çok güçlü duygularla yaşamışsa, zihin bunu “önemli” olarak etiketler. Bu yüzden sık sık geri getirir. Bu, aslında beynin “bunu unutma, bu önemli” deme şeklidir.