bu mektup sana değil/
konuşma yaşına gelen eşyalara/ demiri dövenin elinden canıma geçen ağrı büyüyor/ sabahları beni dışarı çıkaran acı ağacı
geceleri beni eve gönderen zaman/ yapmamam gereken şeyler/
kalbime sürtünüp büyüyen delik/ zaman hızlı ama vakit geç-miyor/
/öyle ki bezen yukarıdan attığım öfkeyi aşağıdan toplayabilecek kadar hızlı bir kalbim var/ okudum/ öfke yavaş yavaş düşüyormuş aşağıya/
yok yok
sonra muhakkak ruhum yırtıldı benim
aklım yırtıldı da bunu sular söyledi
doğru yukarıdan aşağıya düşen şeylere denirmiş
zaten dünyaya masalını düşmeye gelirmiş insan
sonra sonra anladım
insan ancak güzel bir acıyla kalabilirmiş dünyada
bazen gidilirmiş
gitmekle ilgili şiirler okunurmuş ya da uyudum uyandım uyudum uyandım
başkasının ayaklarıyla devam ettim dünyaya