Vasfettin Sakın

aslında önce evleri sevmeye giderdi sesin caddeleri sokak gibi sevmeye giderdi sesin giderdin! ödü kopardı bütün eşyanın sonra kuyu kuyu dolaştığım mahçup sular söyledi yüzünüze güller üzgün evler bozuk rüyalar aslında bana herkesin uzağı var dendi herkesin uzak adında bir masalı inandım dedim mutlaka masaldır bazıları
Sayfa 47 - Everest·Kitabı okudu
de ki dünya geldiğim ya da kaldığım beni tamam eden her neyse onun adına sana gelmiştim hayatta kaldım yanlışlıkla hayatta ki istesem karmakarışık yağmur da diyebilirdim buna kalbimde en güzel kara leke başını ve sonunu unuttuğum o uzun cümle şehirleri anladım ama anlamadım bu kadar köyü neden gezdirdin yanında
Sayfa 31 - Everest·Kitabı okudu
de ki dünya ve dağlarına bu kadar üzgün davranan dünya madem bu yağmur bu çamuru anlamıyor artık sen dönerken ben bu kahrı bir ağız tadı olarak öneriyorum hayata işte derler ki ruhunda kocaman şüphe kalbinde kara bir lekeyle doğarmış insan insan yani biri diğerini kör kuyularda merdivensiz bırakan
Sayfa 29 - Everest·Kitabı okudu
elim ayağım sen gittin yağmurun sürdü sonra denediğim taş çarşıları oldu dünyanın sabır bitkileri kırk uykusunu uyuduğum doğu kırk yolunu yürüdüğüm sokak hayat hep tuhaf bir yapışkanlıkla kaldı boynumda dedim kırk sesle yıkansam da gitmez kalbimden sesin ben dik gölgem kambur bu leke başka
Sayfa 27 - Everest·Kitabı okudu
dedim belki de bir yutkunma yeriydi dünya
Sayfa 23 - Everest·Kitabı okudu