Sinefil birisi olarak hikayenin veya kurgunun evrimsel avantajları üzerine fikir yürütmeyi oldum olası sevmişimdir. Çeşitli kitaplarda referans gösterilen ufak tefek araştırmalar ve kişisel tahminler dışında bununla ilgili Türkçe yazılan çok bir kitap yok açıkçası. Bu nedenle, kitabın ismini görmemle almam bir oldu. Ve yıllardır çeşitli tartışmalarda inatla iddia ettiğim, savunduğum şeylerin evrimsel psikologların halihazırdaki standart görüşü olduğunu öğrenmek de hoşuma gitti.
Örneğin insan ilişkileri ile ilgili, türü fark etmeksizin sayısız hikayede sayısız olası sorun ve bu sorunlarla ilgili tonlarca çözüm veya çözümsüzlük içeren kombinasyon bulabilirsiniz. Ve gerçek hayatta bu problemleri yaşamamış olsanız bile bu hikayeler sayesinde onları bizzat yaşamışçasına kendinizi eğitebilirsiniz. Bu kurgu hikayeler ile insanların birbirine başından geçenleri anlattığı olaylar arasında aslında pek bir fark yok. Kendi başından geçen bir sosyal problemi ve bunun nasıl sonuçlandığını anlatan birisi bile anlatımını bir çok ekleme ve çıkarma ile kurgulaştırarak anlatır. Hafıza bile başımızdan geçen olayların sonradan yazılmış bir hikayesidir.
Gerçek birisinin başından geçen gerçek bir olayın birinci şahıstan anlatımı sayesinde o bahsi geçen olayı birebir yaşamamış olsak bile yaşamışçasına bir şeyler öğrenebiliyorsak aynısını kurgu hikayeler sayesinde de yapabiliriz.
Kurgu hikayeler (benim için bunlar film oluyor), tıpkı birbirimize anlattığımız kendi olaylarımız veya dedikodularımız gibidir; ne kadar fantastik olurlarsa olsunlar, ister ejderhaların kol gezdiği orta dünyada geçsin isterse uzaylı ırkların olduğu başka bir gezegende, bunlar gerçek dünyanın gerçek insanlarının başından geçen veya geçebilecek şeylerin bir aktarımıdır.
Sonsuz olası hikaye arasından, başı sonu sabit