'Hiçbir ruh, isteyerek hakikatten yoksun kalmaz.' der Platon. Bu durum dürüstlük, ihtiyatlılık, iyi niyetlilik ve diğer erdemlerde de geçerlidir. Bunu hiç unutmazsan herkese karşı daha hoşgörülü olursun.
Herhangi bir insan değişimden korkabilir mi? Değişim olmadan ne var olabilir? Evrenin doğasına bundan daha yakın, daha uygun ne olabilir? Odunlar değişime uğramasa yıkanabilir misin? Besinler değişime uğramasa beslenebilir misin? Diğer ihtiyaçlarının hangisini değişim olmaksızın giderebilirsin? O halde senin değişiminin de buna benzediğini, evrenin doğası için elzem olduğunu görmüyor musun?
Başkaları ne söylerse söylesin ya da ne yapıyorsa yapsın, 'benim iyi olmam gerekir.' İster altın, zümrüt veya mor rengin şöyle söylemesi gibi: 'Kim ne derse desin ya da ne yaparsa yapsın, ben rengini yitirmeyen bir zümrüt olacağım.'
Hepimiz aynı amaç doğrultusunda birlikte çalışıyoruz, bazılarımız bilinçli olarak, bazılarımız da bilinçsiz bir şekilde, galiba Herakleitos'un, 'Uyurlarken bile evrende var olan her şey için birlikte çalışırlar,' dediği gibi. Herkesin, hatta sürekli şikâyet eden ve olup bitenlere direnmeye, engel olmaya çalışanların bile evrendeki her şeye katkıları vardır. Çünkü evrenin böylelerine de ihtiyacı vardır. Hangi tarafta yer alacağın sana kalmıştır. Her şeyi yöneten senden en iyi şekilde faydalanmayı, kimlerin arasına koyacağını bilir. Fakat dikkat et, Khrysippos'un dediği gibi ''oyunun en saçma ve gülünç dizesi' durumuna düşme.