Osmanlı'da medreselerde Türkçe yasaktır. Bilim ve edebiyat dili Arapça ve Farsça olduğu için Türkçe sadece halk arasında yaşamaya devam etmiştir. Türkçe'nin özellikle eğitim-öğretimden uzak tutulması Türkçeye büyük zarar vermiştir.
Özetlemek gerekirse, Türkler tarih boyunca, önce MÖ 30.000-18.000 arasında kayalara ve mağaralara "resimler" çizmişler, daha sonra 18.000-12.000 arasında "tamgalar" kullanmaya başlamışlar, 12.000'den sonra ise yavaş yavaş "yazıya" geçmişlerdir.
Örneğin 1931'de gazete ve haber dilinde %35 olan Türkçe sözcük oranı Dil Devrimi'nden sonra 1936'da %48'e, 1946'da %57'ye, 1965'te %60.5'e yükselmiştir.