Bir de bizi küçümserler. Kibirlerinden geçilmez! Derme çatma ordumuzla yedi düvele karşı kazandığımız İstiklal Savaşımızı gözlerine her fırsatta sokmazsam bana da Macit demesinler, işbirlikçi herifler!"
"Allah kahretsin! Haydut herifler! Biz de onları medeniyetin, özgürlüğün havarileri olarak bellemişiz bunca zamandır! Onlara özenmişiz! Sanatın en iyisini yapan, şiirin en iyisini yazan, şarabın en yıllanmışını içen, kahraman Fransız milleti... Ne kahramanlarmış ama...
"Güçlü ve merhametli Allah'larına inanan Osmanlılar bizi içtenlikle karşıladılar ve oturmamız için mahalleler tahsis ettiler. Dini vecibelerimizi yerine getirmekte, dilimizi konuşmakta serbesttik. Hatta bizi başka topraklara sürmek isteyenlere karşı da korunduk. Şerefimizi ve onurumuzu yeniden kazandık," diye yazacaktı, beş yüz yıl sonra, içlerinden birinin torunu olan Moris Karako.